GLOKOM GÖZ TANSİYONU..


Halk dilinde Karasu hastalığı olarak da bilinir.

Tedavi edilmez ise kalıcı görme kaybına neden olabilir. Aynı zamanda glokom teorik olarak tüm körlüklerin yaklaşık yüzde 15'inden sorumludur.

Göz Ertelemeye Gelmez

Glokomda, göz içindeki sıvı basıncı, görme yeteneği için gerekli olan göz sinirine zarar verecek düzeyde yüksektir. Göz içindeki işlevlerin yapılabilmesi ve gözün normal sertliğinin korunabilmesi için özel bir sıvı salgılanır. Bu dinamik bir olaydır; yani sıvı bir taraftan salgılanırken, diğer taraftan da özel bir takım bölmelerden gözü terk eder.

Görme duyusunu beyine taşıyan sinir hücreleri belirli bir göz içi basıncı değerine kadar sağlıklı çalışmasını sürdürebilir. Eğer göz tansiyonu normal değerleri aşarsa sinir hücrelerinde kayıplar başlar. Her bir gözde 1 milyon 200 bin civarında hücre vardır. Bunların tamamı harap olduğunda ise körlük gelişir. Tabii bütün bu olayların gelişmesi için belirli bir süreye ihtiyaç vardır. Bu sürenin uzunluğu ise hastalığın ani mi, yoksa yavaş mı başladığına, göz içi basıncının ne kadar yükseldiğine ve hastadaki damar sertliği gibi göz sinirinin beslenmesini bozan sistemik problemler olup olmamasına göre değişir.

İlerleyen Yaşla Beraber Göz Kontrolleri Artırılmalıdır..

Sıklıkla 40 yaşın üzerinde oluşan glokom genellikle yıllar içinde çok sinsi ilerler. Bu; en sık görülen glokom tipi olup "Primer Açık Açılı Glokom" olarak adlandırılır. Bu süre içinde glokomlu kişilerin bir bölümünde de hastalığa ait herhangi bir belirti görülmez. Glokom, birçok hasta tarafından ancak ileri dönemde ve belirgin görme kaybı ortaya çıktığında fark edilebilir.

Glokomda görme kaybı oluştuktan sonra geri dönüş olmadığından erken tanı çok önemlidir. Normal göz muayenesi sırasında tespit edilen anormal göz içi basıncı artışı hastalığın ilk belirtisi olabilir. Diğer bir glokom türü ise yine ileri yaşlarda ani olarak krizle ortaya çıkan dar açılı glokomdur. Şiddetli göz ağrısı, görme azalması, gözde kızarıklık ve bulantı, kusma ile bir tablodur. Acil tedavi gerektirir.

Göz tansiyonu yüksekliği, doğumsal olarak görülebilir. Konjenital glokom olarak tanımladığımız bu hastalık hemen doğumdan sonra, ya da bir süre geçtikten sonra ortaya çıkar. Bu hastalarda gözde aşırı sulanma, ışığa karşı hassasiyet hastalığın ilk belirtileridir.

Erkenden Önleminizi Alın

Bebeklerde hastalık ilerledikçe artmış olan göz içi basıncının etkisi ile kornea dediğimiz gözün ön saydam kısmının çapında artma olur ve göz normalden daha büyük görünür. Eğer hastalık hala tanınıp tedavi altına alınmamışsa giderek artan göz siniri hasarı sonucu körlük kaçınılmazdır.

Ailelerin ışığa bakamayan, şiddetli göz yaşarmaları olan ve gözleri iri olan çocukların, mutlaka bir göz doktoruna götürmeleri gerekir.

Glokom dünyada milyonlarca kişide görülen ve her insanda ortaya çıkabilecek bir hastalıktır. Bununla birlikte bazı faktörler hastalığın ortaya çıkma riskini arttırabilir.

İlerleyen yaş,

Ailede glokom öyküsünün olması (genetik yatkınlık),

Sigara kullanılması,

Şeker hastalığının olması,

Şiddetli kansızlık,

Yüksek-düşük sistemik kan basıncı (vücut tansiyonu),

Yüksek Miyopi,

Yüksek Hipermetropi,

Migren,

Uzun süreli kortizon tedavisinin alınması,

Göz yaralanması geçirilmiş olması,

Bu özelliklere sahip kişilerde glokom hastalığının ortaya çıkma riski normalden daha yüksek olduğu için bu kişilerin görme sinirindeki hasarın erken tespiti amacıyla düzenli olarak göz muayenelerini yaptırmaları uygun olur.

Glokom nasıl tedavi edilir?

Göz tansiyonunu tedavi ederken basamak şeklinde bir yol izlenir. Hastalık teşhis edildikten sonra elimizde mevcut olan pek çok ilaç seçeneğinden hastalığın tipine en uygun olanına başlanır ve hasta takibe alınır. Gerekli aralıklarla göz tansiyonu ve görme alanı ölçümleri yapılır. Gereğinde başka ilaçlar eklenir. Bunlara rağmen göz tansiyonu düşmez, görme alanı bulguları ilerlerse ameliyat kararı verilir. Ameliyat lazerle, ya da klasik yöntemle yapılır.

Ameliyatın başarı oranı yüzde 80-90 arası değişmektedir. Basamak tedavisi, doğumsal göz tansiyonu yüksekliğinde geçerli değildir. Bebeklerde görülen göz tansiyonu hastalığının tedavisi, gözün sıvı çıkış kanalları gelişmediği için, genellikle operasyon gerekir.

Unutmayın ki glokom tedavisinde hastanın rolü çok önemlidir. Glokom kronik bir hastalık olduğundan tedavi ömür boyu sürer ve kararlılık ister.

Tedavideki amaç, hastalığın yakalandığı evrede durdurulması ve daha fazla harabiyet oluşmasını engellemektir. Teşhis edilip tedavi altına alınmayan glokom, kalıcı körlükle sonuçlanır.

Bu nedenle düzenli aralıklarla göz muayenelerinin ve gerekli hastalarda görme alanı ve diğer glokoma yönelik ileri tetkiklerin yapılması önemlidir.

Op. Dr. Ayşe ARSLANPENÇE
Göz Hastalıkları Uzmanı
ÇANKIRI ÖZEL KARATEKİN HASTANESİ

Op. Dr. Ayşe ARSLANPENÇE

Doktorunuza yazın..