FITIK


BEL FITIĞI (LOMBER DİSK HERNİSİ)

Bel ağrısı ve bel fıtığı toplumun büyük bölümünü etkileyen yaygın bir sağlık problemidir.
İnsan omurgasının en çok yük binen ve hareket sistemi ile ilgili rahatsızlıkların en sık ortaya çıktığı alan, bel (lomber) bölgesidir.

Bel Fıtığı Nedir?

Bel fıtığı (Lomber Disk Hernisi) iki omur arasında omurgaya binen yükü emen (absorbe eden) ve eşit dağılımını sağlayan disk olarak tanımlanan yapının omuriliğe ve/veya sinir köklerine doğru fıtıklaşması sonucu ortaya çıkan bir rahatsızlıktır.

Bel Fıtığı Olan Hastanın Ne Gibi Şikayetleri Olur?

Bel ağrısı genelde başlangıç semptomudur. Bununla birlikte genelde hastanın kalça içinde ve bir ya da her iki bacağa yayılan ağrı şikayeti olur.
Bu şikayetler çok hafif olabileceği gibi kişinin yaşam kalitesini etkileyecek kadar şiddetli olabilir. Sosyal yaşantısını etkiler.
Hastanın bası altında olan sinirine bağlı olarak uyluk, bacak ya da ayakta uyuşma, hissizlik, kuvvet kaybı şikayetleri olabilir.
Daha ciddi omurilik basılarında idrar/gayta (büyük abdest) kaçırma gibi bulgular ortaya çıkabilir.

Nasıl Tanı Konur?

Bel fıtığı tanısında günümüzde artık Manyetik Rezonans(MR) görüntüleme yöntemi ana seçenektir. Detaylı bir şekilde görüntü kalitesi yüksek olan bir çekimde hastanın lomber disk hernisi detaylı bir şekilde incelenebilir. Bunun yanında bilgisayarlı tomografi, myelografi (belden kontrast madde verilerek yapılan bir tetkik) gibi radyolojik yöntemlerde kullanılabilir. Ancak non invazif olması, yüksek görüntü kalitesi ve değişik planlarda görüntü alınabilmasi nedeniyle MR tanıda ana seçenektir.
Hastanın klinik bulguları ve radyolojik bulguları çoğu zaman tanı için yeterli olmaktadır. Ancak Periferik Sinir basısı ayırıcı tanısında Elektoromyelografi (EMG) tetkiki yapılabilir.

Tedavi Nedir?

Bel fıtıklarının büyük kısmı ilk etapta cerrahi değildir. Medikal tedavi ve istirahat uygulanan hastaların bir kısmı fayda görür. Ancak medikal tedaviden fayda görmeyen; ağrıları geçmeyen, radyolojik olarak tanısı konan hastalarda cerrahi tedavi gerekli olabilir.
Ameliyat kararı verilmesinde hastalıklar kadar hastaya ait özellikler de etken olur (yaş, cinsiyet, meslek, hastanın başka hastalıkları vb).
Genelde ameliyat kararı; bacak kuvvetinde azalma veya ayak felçleri, istirahat veya ilaçlarla giderilemeyen ağrılar, idrar kaçırma türünde sorunlar, diz veya ayak bileği refleks kusurları gibi durumlarda verilir. Bu konuda uzman hekim değerlendirmesi gerekir.
Bunun yanında şiddetli ağrıları olan medikal tedaviden fayda görmeyen ya da acil cerrahi gerektiren idrar kaçırma, ani kuvvet kayıpları için mutlaka beklemeden bir uzman hekimle görüşmek faydalı olur.

Cerrahi Teknikler Nelerdir?

Lomber disk hernisinin cerrahisinde gelişen teknoloji ve pratik uygulamanın artması ile farklı cerrahi teknikler gelişmiştir.
Hangi hastaya hangi tekniğin uygulanacağı hastanın şikayeti, radyolojik bulguları ve hekimin değerlendirilmesi sonucunda karar verilir.
Temel cerrahi yöntem klasik (basit) diskektomidir. Mikrodiskektomi; basit diskektomiye göre daha küçük bir insizyondan (kesiden) girilerek yapılan ve daha az travmatik olan, hastanın erken hareket etmesine imkan veren mikroskop altında uygulanan bir tekniktir.
Hastanemizde her iki yöntem de uygulanmaktadır.

BOYUN FITIĞI NEDİR?

Omurga birbirine eklemlenmiş omurların oluşturduğu yapıdır. Bu yapı omuriliği ve omurilikten çıkan sinir köklerini sarar ve hasarlardan korur. Omurilik, sinir kökleri ve devamındaki sinirler beyinin vücutla iletişimini sağlar. Beyin mesajlarını omurilik boyunca aşağıya doğru iletir ve bu sayede kaslar hareket eder. Sinirler de ağrı, ısı, pozisyon, titreşim gibi duyuları sinir kökleri ve omurilik yoluyla beyine sevk eder ve beyin vücut hakkında anlık bilgiler edinir.
Omurlar birbirine aralarındaki disk ve arkada sağ ve sol olarak iki adet eklem (tıpta faset eklemi olarak adlandırılır) ile eklemlenirler. Disk güçlü bir bağ dokusundan yapılmıştır ve iki omur arasında tampon görevi sağlar. Disk ve faset eklemler sayesinde boyunun sağa, sola, öne, arkaya yapılan karmaşık hareketleri mümkün olur.
Disk, çevrede bir dış katman olarak yer alan ve "annulus fibrosus" adı verilen bir yapı ve içte (merkezde) "nucleus pulposus'' denilen jel kıvamında bir maddeden oluşmaktadır. Yaş ile birlikte, merkezdeki jel kıvamındaki madde suyunu kaybeder ve diskin tampon edici özelliği giderek azalır.
Diskteki bu bozunma dış katman için de söz konusu olabilir. Böylelikle diskin merkezi çevreye doğru yer değiştirebilir (Şekil 2). Bu bazen dış katmanın çevreye doğru bombeleşmesi veya katmanın yırtılarak içteki maddenin dışarıya çıkması şeklinde olabilir.
Her iki durumda da diskin sinirlere yaptığı bası sonucu kolda veya omuzda; ağrı, hissizlik veya güç kaybı olabilir.
Hekiminiz kollarınızdaki kas gücüne, his kaybının dağılımına ve reflekslerinize bakarak boyun fıtığınızın olup olmadığını, hatta boyun fıtığının omurlarınızın hangilerini ilgilendirdiğini tahmin edebilir. Seyrek olarak bası sadece kolları ilgilendiren sinirlere değil, doğrudan omuriliğe de olabilir ve bu durumda bacaklarda da sorunlara yol açabilir.

Nasıl Tanınır?

Değerlendirmenin esası; ağrının karakteri, yeri, güç kaybının söz konusu olduğu kas grupları, his kaybının dağılımı ve kola ait reflekslerin durumunun dikkatlice gözden geçirilmesine dayanır.
Hekiminizin muayenesi direkt grafi, tomografi veya MR çekilerek teyit edilebilir. Direkt grafi kemik yapıdaki anormal çıkıntıları, disk aralığındaki daralmayı, sinir çıkış noktalarındaki darlıkları gösterirse de boyun fıtığı tanısını doğrudan koyduramaz. Tomografi ve MR ile omurlar, disk, omurilik ve sinir çıkışları hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olunabilir. Şekil 3’te sağ sinir köküne ve kısmen de omuriliğe bası oluşturan boyun fıtığının aksiyel MR görüntüleri izlenmektedir. Soldaki yatay ok sağ sinir kökünü, yukarıdan inen ok ise bası yapan disk maddesini göstermektedir.
Elektriksel olarak sinir ileti hızlarının saptanması da (EMG vb tetkikler) basıların neden olduğu sinir hasarları hakkında bilgi verebilir.

Tedavi seçenekleri

Bazı boyun fıtığı hastaları herhangi bir tedavi almamış olsalar da iyileşebilirler.

Ağrısı geçmeyen hastalar için başka seçenekler vardır.

Cerrahi Olmayan Tedaviler

Hekiminiz kısa süreli dinlenme, boyunluk, ilaçlar (ağrı kesici, yangı önleyici ve kas gevşetici) ve egzersiz ile tedavi deneyebilir. Cerrahi olmayan tedavinin amacı sinir üzerindeki disk basısını kaldırmak, ağrıyı dindirmek, kasların fizik gücünün yerine gelmesini sağlamaya çalışmaktır. Tedavi sırasındaki aktivitelerin ne olacağı, bu sırada çalışılıp çalışılmayacağı konusunda hekime danışılmalıdır.
Ağrının başlangıcı üzerinden çok zaman geçmemişse 1–2 günlük dinlenmeyle yakınmalar azalabilir. Bu kısa sürelik dinlenmenin ardından eklem ve kasların kuvvetlendirilmesi önemlidir.
Hekiminiz, belki bir fizyoterapist yardımıyla, boyun kaslarınızı kuvvetlendirmeniz için özel egzersizler önerebilir ve bu konuda sizi eğitebilir. Bu evde kendi kendinize yapabileceğiniz egzersizler olabileceği gibi, sizin özelliklerinize ve hastalığınızın durumuna özgü bir programın ayaktan bir Fizik Tedavi Kliniğinde yürütülmesi şeklinde de yapılabilir.
Fizik Tedavi Ünitesinde hekiminiz, kontrollü traksiyon, elektriksel uyarı, sıcak uygulama, soğuk uygulama, masaj türünde yaklaşımlarla ağrınızı gidermeye, yangıyı azaltmaya ve kas spazmını gidermeye çalışır. Ağrının giderilmesine yönelik ilaçlara analjezikler denir. Bunların önemli bir kısmının yangı giderici etkisi de vardır. Bazen bunlara kas gevşetici ilaçlar da eklenir. Bu ilaçların hekim kontrolünde kullanılması önemlidir, çünkü birçoğu yan etkilere sahiptir.

Cerrahi Tedaviler

Ağrısı diğer tedavilerle kontrol altına alınamayan, diğer tedavilerle iyileşemeyeceği aşikar olan veya cerrahi tedavinin gecikmesinde sakınca olan hastalar için cerrahi tedavi gereklidir. Cerrahide amaç sinire doğrudan baskı yapan diski almaktır. Bu işleme diskektomi denir.
Boyun fıtığının yerleşim yeri, cerrahın deneyimleri ve daha bazı faktörler hesaba katılarak, beyin cerrahi uzmanı boynunuzun önünden veya arkasından yapacağı bir cerrahi yaklaşımla ilgili bölgeye ulaşır, bası yapan diski alır, sinir köklerini rahatlatır. Alınan disk yerine kafes veya protez uygulaması yapılmaktadır. Ender olarak hem ön, hem de arkadan bileşik bir yaklaşım da tercih edilebilir.

Ameliyat olacak hastalara öneriler

Cerrahi müdahalenin size getireceği faydaları düşünün. Hekiminize ve hastaneye güvenin. (Hastasının rahat olduğunu gören hekim, daha başarılı bir ameliyat gerçekleştirir.)
Yöntem hakkında bilgi isteyin, ama, 'ben bu yöntemi istiyorum' diye siz seçmeyin. Ameliyatı gerçekleştirecek cerrah size en uygununu seçecektir. Ameliyat sonrası ağrıyı bildirin, direnmeyin.
Herkesin ağrı eşiği, acıya dayanma sınırı farklıdır.
Daha önce bu nedenle ameliyat olanlara bakıp, 'ağrısı hemen geçmiş, 10 gün sonra işe gitmiş' diye düşünmeyin.
Sizin durumunuz, size özeldir. Önemli olan belirli bir müddet sonraki sağlık durumunuzdur.

Ameliyat belirli bir bölgedeki, tüm vücudu ilgilendiren bir girişimdir. Ama ameliyatın sona ermesi, aklınızdan 'her şey yeniden tekrarlar mı' korkusunu atmanızla olur.

Ameliyat sonrası hasta beklentileri ne olmalı?

Birçok hasta ameliyattan 6–12 saat gibi kısa bir süre sonra yürüyebilir ve 24 saatte taburcu olabilir.
Ameliyat sonrasında günlük yaşama dönüş sürecinde rehabilitasyon programı gerekli olabilir.
Cerrahi özellikle kol ve bacak ağrısının giderilmesinde etkili olsa da bir miktar ağrı kalabilir. Bu da uygun bir fizik tedavi ve rehabilitasyon programıyla giderilebilir.

Op.Dr. Berna ENGİN
Beyin ve Sinir Cerrahisi

Op.Dr. Berna ENGİN

Doktorunuza danışın..