GİZLİ ŞEKER


A-GİZLİ ŞEKER (GŞ) NE DEMEKTİR?

Tıbbi olarak pre-diyabet denilen “gizli şeker” ;kan şekerinin normalden daha yüksek ancak,diyabet tanısı koyduracak düzeyden daha düşük olması şeklinde tanımlanır.

Gizli şeker (GŞ); bozulmuş açlık glikozu (BAG) ve bozulmuş glukoz toleransı (BGT) olmak üzere iki alt gruptan oluşmaktadır.

Rakam olarak ifade edersek; 1-Açlık kan glukozunun 100-125mg/dl (bozulmuş açlık glukozu), 2- 75gr oral glukoz tolerans testinde 2. saat kan glukozunun 140-199mg/dl (bozulmuş glukoz toleransı) arasında olması durumudur.

B-ÜLKEMİZDE BU HASTALIK HANGİ SIKLIKTA GÖRÜLÜR:

Ülkemizde 2010 yılında yapılan bir araştırmada diabet oranı oranı %13.7, bozulmuş glukoz toleransı (BGT) oranı %13.9 olarak saptanmıştır. Aynı çalışmada GŞ olan nüfusu yaklaşık 14 milyon kişi olarak açıklanmıştır. Bu veriler gizli şekerin yaygınlığını ve toplum sağlığı açısından önemini bir kez daha vurgulamaktadır.

C-BU HASTALIK NEDEN ÖNEMLİDİR:

Kişinin Gizli Şeker olması iki açıdan risk taşır:

1- Bu kişilerde bozulmuş açlık glukozu (BAG) bulunması halinde takip eden 10 yıl içinde diyabet gelişme riskinin %10-15; izole bozulmuş glukoz toleransı (BGT) bulunması halinde ise riskin %35 düzeyinde olduğu gösterilmiştir.

2- Diğer önemli bir durum ise bu evrede kalp-damar hastalıkları riskinin,kan şekeri normal olan bireylere göre 1,5 kat artmış olmasıdır.

D-BU HASTALIĞIN TANISI NASIL KONULUR? HASTALIK TARAMASI KİMLERE YAPILMALIDIR?

Kişilerde GŞ tanısı iki şekilde konulur;

1- Yapılan tahlillerde tesadüfen tespit edilebilir.

2- Risk grubunda yapılan tetkiklerle de tespit edilebilir.

Risk grubunda olan kişiler:

1- 45 yaş üstünde olan herkes,

2- 45 yaş altında olup; kilolu, fiziksel olarak hareketsiz yaşam süren, birinci derece akrabalarında diyabet tanısı olan, gebeliğinde diyabet tanısı alan yada 4 kg üzeri bebek doğurma hikayesi olan, hipertansiyon tanısı olan, polikistik over tanısı olan, kalp hastalığı öyküsü olanlar.

E-TEDAVİDE NELER YAPILABİLİR

Yapılan çalışma sonuçlarında bu hastalarda yüksek kan şekeri değerlerinin tedavisi ile kardiovaskuler olayların azaltılabildiğini saptamıştır.

Hastaların yaşam biçimi değişikliğiyle % 58 oranında tip 2 diyabetli olmayı önleyebildiğini veya geciktirebildiğini gösterilmiştir.

Burada yaşam tarzı değişikliğinden kastedilen diyet ve spordur. Bu kişilerin günde en az 30 dk. olmak üzere düzenli yürüyüş yapmaları ve % 7 oranında kilo vermeleri önerilmektedir.

Sonuç olarak GŞ tanısı konulanlar doktor takibine girmelidirler.

Bu kişilerde yaşam tarzı değişikleri, diyabete ilerlemenin önlenmesi ve kardiovaskuler hastalık gelişmesinin azaltılması açısından özellikle önemlidir.

Hastalar risk faktörleri konusunda bilinçlendirilmeli ve yaşam tarzı değişikliği konusunda cesaretlendirilmelidir.

Gerekli görüldüğü durumlarda ilaç tedavisi eklemekten kaçınılmamalı ve hastalar sıkı bir takip programına alınmalıdır.

Uzm.Dr. Ceyhan ÇİÇEK
İç Hastalıkları Uzmanı

Uzm.Dr. Ceyhan ÇİÇEK

Doktorunuza danışın..