İŞİTME KAYBI


Ani işitme kaybı (AİK) üç günden daha kısa sürede birden ortaya çıkan işitme kayıplarıdır. Hastaların sadece %10-15 inde bir neden bulunabilir. Geri kalan hastalarda işitme kaybının nedeni ortaya konulamaz. Nedeni bilinmeyen işitme kayıplarında iki teori kabul görmektedir. Bunlardan ilki işitme kaybının viral bir enfeksiyona bağlı olarak geliştiği (viral teori), diğeri ise iç kulağa giden kan miktarında azalma olması sonrasında iç kulağın beslenmesinde bozulmaya bağlı (vasküler teori) geliştiği şeklindedir. Her iki teoriyide destekleyen bulgular mevcuttur.

AİK genellikle tek taraflı olmakla birlikte nadiren çift taraflıda olabilir. Bazen işitme kaybına kulak çınlaması ve baş dönmesi de eşlik edebilir.

İşitme kaybı farklı karakterlerde olabilir. Sadece pes tonlarda, sadece tiz tonlarda ya da tüm tonlarda olabilir.

İşitme kaybı çok hafif derecede olabileceği gibi tam sağırlık şeklinde de olabilir.

İşitme kaybı tüm yaşlarda görülebilir.

Bazı ilaçların yan etkisi olarak da işitme kaybı meydana gelebileceği unutulmamalıdır.

Tedavi:

AİK da öncelikle neden araştırılmalı ve tespit edilmişse nedene yönelik tedavi uygulanmalıdır.

Ancak ne yazık ki hastaların sadece %10–15 inde neden saptamak mümkündür.

Bu nedenle sebep bulunamayan büyük gurupta muhtemel nedenleri hepsini birden içermeye yönelik tedavi planları yapılır.

Sıklıkla kullanılan tedaviler şunlardır:

Sistemik steroidler (kortizon): Bu güne kadar AİK tedavisinde etkinliği kanıtlanabilmiş tek ilaçtır. Bu nedenle tüm tedavi protokollerinde yer alır. Genellikle yüksek dozlarda başlanır ve giderek azaltılarak tedaviye 10–15 gün devam edilir.

Dextran (damardan serum tedavisi): Dextran tedavisinin amacı hemodilüsyon sağlayarak iç kulaktaki beslenme sorununu çözmektir. AİK tedavi protokollerine en çok yer alan ajanlardandır.

Vitaminler: Birçok hekim tarafından kullanılmakla birlikte AİK tedavisinde etkinliği tartışmalıdır.

Hiperbarik Oksijen Tedavisi: Son yıllarda AİK tedavisinde etkin olduğunu gösteren çalışmalar mevcuttur. Ancak standart tedavi olarak henüz yer almış değildir.

Kulak içine steroid (kortizon) enjeksiyonu: Son yıllarda steroidin ağız ya da damar yoluyla kullanımının uygun olmadığı hastalarda (hipertansiyon, diabet gibi) alternatif olarak kulak içine steroid verilmeye başlanmıştır. Yapılan çalışma sayıları yeterli olmamakla birlikte sonuçlar yüz güldürücü olarak ifade edilmekte ve belki de kısa bir gelecekte standart steroid tedavisinin yerini alabileceği düşünülmektedir.

Genel olarak baktığımızda AİK tedavisi sonrasında hastaların %60–80inde tam ya da kısmi iyileşme olmaktadır.

Ani işitme kayıpları Kulak Burun Boğaz branşı acilleri içerisinde yer alır. Tedaviye ne kadar erken başlanırsa sonuç o kadar yüz güldürücüdür.

Tedaviye özellikle ilk 48–72 saat içerisinde başlanması tedavinin olumlu sonuçlanması açısından çok önemlidir.

Birçok hasta işitme kaybını önemsememekte ve “nasıl olursa temizlenirse geçer” mantığı ile hekime geç başvurmakta ve bu durum da ani işitme kaybının tanı ve dolayısı ile tedavisinde gecikmeye neden olmaktadır.

Aniden başlayan duyma kaybı ve çınlama şikayetinizi ihmal etmeyerek en kısa zamanda bir KBB uzmanına başvurunuz.

KULAK ÇINLAMASI (TİNNİTUS)

S: Kulak çınlaması-uğultusu nedir?

C: Tıpta tinnitus olarak bilinen çınlama-uğultu, ortamda herhangi bir ses olmamasına rağmen kişinin kulağında ses algılamasıdır. Bu ses kişi tarafından sinek vızıltısı, motor gürültüsü, su sesi, rüzgar sesi, düdük sesi gibi farklı sesler olarak algılanabilir. Tinnitus başkaları tarafından da duyulabiliyorsa objektif tinnitus adını alır. Bu tarz tinnituslar genellikle kulak çevresindeki damarsal ve kas dokularından kaynaklanır. Subjektif tinnitus ise sadece hasta tarafından duyulur ve tinnitusların büyük bölümü bu guruptadır. Bu nedenle burada bahsedeceğimiz tinnitus subjektif tinnitustur.

S: Tinnitusun sebepleri nelerdir?

C: Kulak çınlaması gerçek bir hastalık olmaktan ziyade fonksiyonel bir bozukluktur. İşitme yollarındaki bazı değişiklikler tinnitusu başlatsa da genellikle zaman içerisinde merkezi sinir sisteminde meydana gelen fonksiyonel değişiklikler tinnitusun devamlılık sağlamasına neden olur.

S: Ne sıklıkta görülür?

C: Erişkinlerde tinnitus görülme sıklığı % 30’lara ulaşmaktadır. Tinnitusu olan her 15 hastadan birisi tedavi ihtiyacı duymakta ve bunların bir kısmında tinnitus hastalar için dayanılmaz olarak ifade edilmektedir.

S: Tinnitusa sebep olabilen ve tespit ediebilen sebepler nelerdir?

C: Tinnitusun gerçek sebebi çoğunlukla bulunamamakla beraber kulak kiri, ani işitme kaybı, Meniere hastalığı (iç kulakta basınç artışı), gürültüye bağlı işitme kayıpları, yaşlılığa bağlı işitme kayıpları, kalıtsal iç kulak hastalıkları, kafa travmaları, işitme siniri tümörleri, kulağa zararlı ilaç kullanımları (bazı antibiyotikler, kemoterapi ilaçları, aspirin, kinin, diüretikler), otoskleroz (orta kulak kemikçiklerinin kireçlenmesi), kardiyovasküler hastalıklar, santral sinir sistemi hastalıkları, metabolik hastalıklar tinnitusun tespit edilebilen sebepleri olarak sayılabilir.

S: Sebep araştırılırken hangi muayeneler ve tetkikler yapılır?

C: Hastanın geçmişi önemlidir (geçmişte yüksek sese maruz kalma, işitme kayıpları, geçirilmiş hastalıklar ve kulak ameliyatları vs.). Bunun yanında KBB muayenesi, işitme testleri ve tinnitus ölçümü yapılır. Laboratuvar testleri ve bu bilgiler ışığında doktorunuz gerekli görürse kulak MR, kulak bilgisayarlı tomografisi, beyin MR gibi görüntüleme tetkikleri isteyebilir.

S:Tedavide neler yapılmaktadır?

C: Hastada tinnitusa neden olabilecek bir hastalık tespit edilirse öncelikle bu hastalığa yönelik tedavi planlanır. Ama genellikle tinitusa neden olabilecek bir hastalık bulunamaz. Bu durumda standart bir tedavi mevcut değildir. Ancak çok farklı tedavi modaliteleri mevcuttur:

İlaçlar:

betahistin hidroklorür, ginkgo biloba ekstreleri ve trimetazidine hidroklorür tüm dünyada en çok kullanılan ilaçlardır.

Bunların yanı sıra vitaminler, çinko ve bakır gibi eser elementler de sıklıkla kullanılan ilaçlar arasındadır.

Tinnitus bir çok hastada anksiyete ve depresyona neden olabildiğinden bu durumlarda anksiyolitik ve antidepresan ajanlar da kullanılır.

Tüm bu ilaçlarla hastalarda belli oranlarda fayda sağlanır.

Ancak tinnitusu tamamen tedavi eden bir ilaç mevcut değildir.

İleri merkezlerde maskeleme tedavisi, elektriksel uyarı, elektromanyetik stimülasyon, lazer tedavisi gibi yöntemler tedavi amaçlı kullanılmaktadır. Ancak belli oranlarda fayda sağlayabilmektedir. Tamamen tedavi ettiği kaydedilmemiştir.

Op.Dr. Asude BIÇAKCI
KULAK BURUN BOĞAZ UZMANI

Op.Dr. Asude BIÇAKCI

Doktorunuza danışın..