Tetkik Hizmetleri..


MR sistemi 1.5 tesla gücünde olup en son teknolojik gelişmeleri içeren bir cihazdır.

Her bölge için yeterli ve özel programlarla donanmış bu cihazla;

Kranium, orbita, koklea-vestibül ve kulak yapıları, hipofiz, temporamandibuler eklem, Kranium anjiografi ve venografi sistemleri gibi kafa bölgesine yönelik incelemeler,

Omuz, kol, dirsek, el bileği, el, kalça, uyluk, diz, bacak, ayak bileği ve ayak gibi tüm ekstremite ve eklemlerin incelemeleri

Servikal yapısı, larinks, farinks, tükürük bezleri, dil ve çevre yapıları,

Karın içi organlar, pelvik bölge,

Akciğerler, kalp ve kalple ilişkili pulmoner arterler,

Kranial ve abdominal diffüzyon görüntüleme,

Servikal, torokal ve lomber bölgesi omurga patolojileri,

MRCP (MR Kolanjiografi), MR pyelografi ve MR myelografi.

Dinamik doku ( karaciğer, meme, tümör ) MR yapılabilmektedir.

Cihazımız yenilenen ve eklenen teknolojisi ile ayrıca;

Meme MR

Bölgesel MR anjiografik incelemeleri

Tüm vücut anjiografi

MR spektroskopi – MR perfüzyon,

Tüm vücut metastaz tarama tetkikleri yapılabilmektedir.

Bu tetkikler için hastalarımızın başta Ankara olmak üzere ileri merkezlere gitmelerine artık ihtiyaç kalmamıştır.

Difüzyon Emar İncelemesi :

İnme (felç) hastalığının görüntülenmesinde Radyoloji Kliniğimiz ileri bir seviyededir.

Tomografiye ve konvansiyonel MR 1 - 2 saatlik bir enfarktı gösteremezken, difüzyon MR ile enfarkt çok erken dönemde kolayca görüntülenebilmekte, erken teşhis imkanı sunmaktadır.

Diğer nörolojik hastalıklar açısından da bu teknik, teşhis koymada kolaylıklar sağlamaktadır.

İleri teknoloji ürünü BT cihazımız, geniş vücut alanlarının kısa sürede X-ışını ile kesitsel taranmasına, hızlı çekimlere, yüksek çözünürlük, üç boyutlu görüntüleme ve erken teşhise imkân vermektedir.

Muayene bulguları ve daha az detaylı tetkiklerin yeterli bilgi vermediği pek çok durumda hekimlerin ihtiyaç duyduğu ileri bir tetkiktir.

Örnek olarak, kemik ve komşu yapıların, damar yapılarının ve akciğer oluşumlarının görüntülenmesi, kanserin erken teşhisi, idrar yolu taşlarının en iyi görüntülenmesi, vb. pek çok konuda etkin bir teşhis yöntemidir.

Başta KBB ameliyatları olmak üzere, bazı ameliyatların öncesinde o bölgenin net bir görüntüsünü cerraha sağlaması bakımından ihtiyaç duyulabilmektedir.

Travma, beyin kanaması, vb. acil durumlarda bu hizmete hızlı erişim önemlidir.

MR çekilmeye engel vücutta kalp pili, stent bulunması, vb. durumlar, BT tetkiki için engel teşkil etmez.

Toshiba 2016 model APLIO 400 son teknoloji cihazımızla incelemeler yapılmaktadır.

Ultrason tetkikinde, ses dalgalarını kullanarak bölgenin ayrıntılı kesitsel görüntülenmesi yapılır.

Ultrasonografi cihazlarımız, sahip oldukları yüksek çözünürlük ve görüntü kalitesi ile tanısal kolaylık sağlamaktadır.

Örnek olarak, karın bölgesi hastalıklarının hızlı kolay ve erken teşhisinde, hamilelik, safra kesesi taşları, böbrek taşları, kistler, kitleler, karaciğer hastalıkları, vb. durumlarda istenebilir.

Her yaştan insana, her zaman ultrason çekilebilir, herhangi bir riski (X-ışını, hamilelik, vb.) yoktur.

Toshiba 2016 model APLIO 400 son teknoloji cihazımızla incelemeler yapılmaktadır.

Ultrasonografik renkli dopler incelemelerinde, damar içindeki kanın akış yönünü ve akış hızını sayısal olarak incelemek mümkündür.

Damar yapılarını gösteren bu özel cihazlarla organları besleyen damarlarda darlık ve tıkanıklıklar izlenmektedir.

Çok çeşitli rahatsızlıklarla ilgili olarak, hemen her branş uzmanınca istenilebilmektedir.

Örnek olarak;

Bacaklardaki varisin hangi damar gruplarından kaynaklandığı ve derecesi,

Boyun bölgesindeki atar damarlarda darlık olup olmadığı ve derecesi,

Gebeliğin belirli bir döneminde anne karnındaki bebeğin bazı gelişme geriliklerinin tespitinde

Böbrek damarlarındaki darlık ve tıkanıklıklar sonucunda ortaya çıkan hipertansiyonun teşhisinde

ve diğer pek çok durumda Renkli Dopler tetkiki önemlidir.

Bölümde iki adet direkt radyografi sistemi ile hizmet verilmektedir.

Röntgen tetkikleri basit ve kolay uygulanabilen, halen tanıda ilk planda başvurulan inceleme yöntemleridir.

Kaliteli bir grafi hekime bazen bilgisayarlı filmlerden daha fazla yardımcı olabilir.

Ünitemizde tüm direkt grafiler çekilebilmektedir.

Tüm direkt grafiler, CR sistemi ile dijital olarak elde edilmektedir.

Ayrıca gerekli görülen durumlarda Hastanemiz yatan hastalarına, odalarında portable (seyyar) röntgen ile radyografi tetkikleri çekilmektedir.

Bu tetkik için kontrast ilaç kullanımı gerekmemektedir. İstisna olarak, ilaçlı çekim yapılan ürolojik direkt incelemeler (İ.V.P.) Hastanemizde yapılmaktadır.

X-ışını ve kontrast madde yardımıyla floroskopi cihazıyla görüntü elde edilmesini sağlayan bir yöntemdir.

Hastanemizde, ilaçlı mide bağırsak filmi, ince barsak incelemeleri, bazı mesane idrar yolu incelemeleri, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanlarınca yapılan HSG incelemeleri bu sistemle yapılan başlıca tetkiklerdir.

GE 2015 model Lunar DPX NT marka cihazımız ile Radyoloji bölümünde hizmet verilmektedir.

Kemik dansitometrisi X-ışınlarını kullanarak kemiklerin mineral içeriklerinin durumunun belirlenmesini sağlar.

"Kemik erimesi", tıbbi adıyla osteoporoz kemiğin yapısındaki mineralin içeriklerinin azalması demektir.

Dayanıklılığı azalan, kırılganlaşan kemikler giderek yumuşar, şekil bozuklukları oluşur.

Bu tetkike istinaden hekiminiz tedaviyi planlar ve tedavinin seyrini yine dansitometrik incelemelerle takip eder.

Düşük dozda X-ışını kullanarak alt – üst çene ve diş yapılarının bir bütün olarak görüntülenmesi ile diş hekimlerine önemli tanısal destek sağlayan bir tetkiktir.

Diş çürükleri, ağızdaki sabit protezler, gömülü dişler ve çenedeki kırıklar hakkında en iyi bilgi veren görüntüleme yöntemidir.

Çocuk hastalarda ortodontik tedavi öncesi en önemli veri kaynağıdır.

Hastanemizde ultrason eşliğinde ince iğne aspirasyon biyopsi ile (yumuşak doku kitlelerinden, lenf bezleri, troid, memeden) doku örnekleri alınmaktadır.

Alınan doku örnekleri patoloji laboratuvarında değerlendirilmekte ve kanser hastalığıyla ilgili erken ve kesin tanı konulabilmektedir.

Meme dokusunun X – ışını kullanarak röntgen filmiyle görüntülenmesidir.

Toplumumuzda kadınlarda en sık görülen kanser türü meme kanseridir.

Mamografi, meme kanserinin erken ve tedavi edilebilir safhada tanınmasını sağlayan tek yöntemdir.

Uyarıcı belirtileri bulunan hastaların bu tetkiki yaptırmaları gereklidir.

Uyarıcı belirtilerle ilgili olarak isteyen vatandaşlarımız “kendi kendine meme muayenesi” konusunda tüm sağlık kuruluşlarından bilgi alabilirler.

Şikayeti olmasa dahi 40 yaşın üzerindeki bayanlarda yıllık mamografi tetkiklerini yaptırmaları gerekmektedir. Ancak hekimin önerisi ile her yaşta mamografi çekilebilir.

Meme kanserinde erken tanı ile hastalar, daha sınırlı cerrahi tedaviler görmekte (örneğin memenin sadece tümörlü kısmı alınmakta) ve tedavinin başarı şansı daha yüksek olmaktadır.

Hastanemizde yapılan mamografi tetkikleri, ayrıca meme ultrasonu eşliğinde değerlendirilmekte daha sonra raporlanmaktadır.

Özellikle genç bayanlarda öncelikle meme ultrasonu yapılmakta, gerekli görüldüğünde mamografi istenmektedir.

Hastanemiz ayrıca, meme emar incelemelerinin yapıldığı az sayıdaki merkezden biri dir.

Meme emar, mamografi ve meme ultrasonunun yerine yapılan bir tetkik değil, diğer tanı yöntemi ile birlikte kullanılan bir yöntemdir.

Meme emarının birincil kullanım alanlarını şöyle ifade edilebilir:

Meme kanseri açısından kuşku taşıyan, ancak ultrasonografi ya da mamografi ya da fizik muayene bulguları ile karar verilemeyen olgularda; saptanan lezyonların iyi huylu veya kötü huylu olup olmadığının değerlendirilmesinde meme emar önerilmektedir.

Meme kanserlerinin önemli bir bölümü çoklu odaklar halinde gelişebilmektedir. Bu nedenle her iki memede çoklu odak araştırması emarla mümkün olabiliyor.

Ayrıca yoğun meme yapısı nedeniyle mamografik değerlendirmenin sınırlı olduğu durumlarda yine meme emar önerilir.

Özellikle ailesinde meme kanseri vakası görülmüş kişiler, genetik yatkınlığı olan kişilerde tarama amaçlı ikincil kullanım alanları mevcuttur.

Cerrahi müdahale öncesi meme emar çekilmesini kesinlikle önermekteyiz. Çevre dokuların durumu, göğüs duvarı içerisinde yayılım kuşkusu gibi durumlar açıklığa kavuşturulmalıdır.

Başka sağlık kuruluşlarında teşhis konulan, cerrahi planlanan hastalarımız meme emarı için kliniğimize başvurabilirler.

Daha önce meme kanseri nedeni ile ameliyat olmuş hastalarda nüksün değerlendirilmesinde de bu tetkike ihtiyaç duyulmaktadır.

Ayrıca silikon ya da silikon dışı meme implantı uygulanmış hastaların incelenmesinde kullanılır.

Otomatik analiz sistemleri kullanılarak, yaygın kalite kontrol uygulamaları güvencesinde gerçekleştirdiği geniş test paneli ile hastalarımızın 7 gün 24 saat hizmetindedir.

Klinik Laboratuvarın yapısı içerisinde özel dallara uygun olarak Biyokimya, Klinik Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanları, laboratuvar tekniker ve teknisyenleri görev yapmaktadır.

Biyokimya, Hormon, İmmünoloji, Mikrobiyoloji, Seroloji, İlaç Düzeyleri, Tümör Markıları gruplarında tahliller çalışılmaktadır.

Hastanemiz ülkemizin en köklü ve sayılı laboratuvarlarından Düzen Laboratuvarı ile işbirliği içerisinde çalışmaktadır. Hizmet alımının yanısıra doğrulama ve kalite kontrol programlarında da bu tecrübeden yararlanılmaktadır.

BİYOKİMYA LABORATUVARIMIZDA; Tüm klinik biyokimya ve gaita, vücut sıvıları ve idrar analizleri yapılmaktadır.

Karaciğer enzimleri ve böbrek fonksiyon testleri, kolesterol, trigliserid, HDL, LDL gibi kan yağları, şeker, şeker yükleme testleri enzimler gibi pek çok rutin biyokimya analizi yapılmaktadır.

Tiroid hormonları, gebelik ve fertilite hormonları, tümör belirteçleri gibi testlere iki saatten kısa bir sürede sonuç verebilmektedir.

Ayrıca hipofiz hormonları, hamilelerde anne karnındaki bebeğin genetik bazı hastalıklarının tarandığı ilk ve ikinci trimester (İkili ve üçlü test) tarama testleri gibi testlere de yanıt verilebilmektedir. Üçlü ve dörtlü tarama testleri de yapılabilmektedir.

Kan sayımı (22 parametreli olarak), kanın pıhtılaşmasını değerlendiren testler laboratuvarımızda diğer pek çok test gibi iki saatten kısa sürede sonuç verilebilen testlerdendir.

MİKROBİYOLOJİ LABORATUVARIMIZDA; enfeksiyon etkeni mikroorganizmalar ile ilgili kültür ve antibiyogram ve identifikasyon, gaita, idrar mikroskopileri, gibi direkt veya immuno-serolojik yöntemlerle antijen aramaya dayalı indirekt testler yapılabilmektedir. Ayrıca hepatit belirteçleri, HIV gibi serolojik testlere aynı gün içinde sonuç verebilmekteyiz.

Beynin çalışması sırasında ortaya çıkan elektriksel aktivite kaydı ile başta epilepsi olmak üzere çeşitli Nörolojik hastalıkların tanı ve tedavileri yapılmaktadır.

Sinir basıları, harabiyetleri, kesileri ya da iltihaplanmaları (Polinöropati) ve kas hastalıklarının tanı ve tedavilerinde yol gösterici bir tanı metodudur.

Endoskopi denildiğinde genellikle yemek borusu – mide – oniki parmak bağırsağını görmek üzere yapılan tetkik anlaşılmaktadır.

Hastanemizde endoskopi işlemi bu konuda eğitimini almış, tecrübeli genel cerrahi uzmanımız tarafından gerçekleştirilmektedir.

Endoskopi incelemesinde uygulayıcı özel ışık ve kamera yardımıyla bölgeyi çıplak gözle görerek incelediğinden, yöntem teşhis açısından üstünlüğe sahiptir, altın standart bir tetkiktir.

Endoskopi incelemesi ile:

Kanserlerin

Kistlerin

Ülserlerin

Varislerin

Enfeksiyonların

Poliplerin

Mantar hastalıklarının

Kanamaların

Sindirim sistemine komşu organların buraya yansıyan bazı hastalıklarının teşhisi konulabilmektedir.

İşlem sırasında normalin dışında görülen bölge ve dokulardan, endoskopun içerisinden geçen özel biyopsi forsepsi ile parça alınır.

Bu parçaların patolojik incelemesi ile çok ciddi hastalıkların erken teşhisi konulabilmektedir.

Yapılan işlem sadece görüntüleme ve teşhisle sınırlı değildir, gerekli durumlarda terapötik, yani tedavi edici uygulamalar gerçekleştirilerek hastalık tümüyle tedavi edilir.

Örnek vermek gerekirse, koterizasyonla kanamalar durdurulabilir, polip görüldüğünde polipektomi ile polip alınabilir veya varislerde bantligasyon konulması işlemi yapılabilir.

Karatekin Hastanesi Endoskopi Ünitesinde uygulama yüzeyel anestezi altında, ağrı ve acı hissetmeden yapılmaktadır.

Bunun faydaları şu şekilde sıralanabilir:

Kişinin korku, endişe, stres ve heyecanı minimuma indirilir.

Hasta işlemi hiçbir şekilde hissetmez, kısa bir süre uykudan sonra rahat bir şekilde uyanır.

Hastada oluşabilecek bulantı ve kusmalar, hıçkırık ve geğirmeler önlenir.

İşlem daha sağlıklı, güvenli, risksiz ve kısa sürede tamamlanır. Hastalıklar daha detaylı incelenebilir.

Gerektiğinde birden fazla bölgeden biyopsi alma işlemi daha kısa ve kolay yapılır.

Anestezi alması bakımından tüm hastalar işlem öncesi değerlendirilmektedir.

Yüzeyel anestezide damar yoluyla ilaç uygulaması ile hasta uyutulur.

Bu yöntemin uygun görülmediği durumlarda veya hasta istemediği takdirde, uyutma – uyandırma işlemi olmadan, sadece boğazı uyuşturan lokal anestezi ile de işlem yapılabilmektedir.

Endoskopi uzman ve hemşiresi ile birlikte anestezi ekibi de işleme katılmakta; hasta monitörize edilerek gerekli takipler birlikte yapılmaktadır.

Açlık durumuna ve anestezi değerlendirmesine göre hasta aynı gün içerisinde veya ertesi gün uygun olduğunda endoskopi işlemi yapılabilmektedir.

Endoskopi bulguları, görüntüleri ile birlikte kaydedilmekte ve raporlanmaktadır. Yemek borusu – mide – oniki parmak bağırsağı incelemesi (Gastroskopi) ile birlikte şayet makattan girilerek yapılan kalın bağırsak incelemesi (Kolonoskopi) de yapılacaksa, her iki işlem de tek anestezi altında ayrı ayrı ve sırasıyla yapılabilir.

Bu sahada laboratuvarımızda, Türkiye'de sayılı merkezde kurulu olan Sperm Class Analizörü (SCA) sistemi desteğinde ve bu sistemle numune çalışıp raporlayacak kalifiye personellerle sperm analizi yapılmaktadır.

Sperm Class Analizörü (SCA), Dünya Sağlık Örgütünün oluşturmuş olduğu kriterleri takip ederek, objektif, rakamsal insan spermi numunesi analizi için tasarlanmış, bilgisayar otomasyonlu bir meni analizi sistemidir.

Sistemin otomatikleştirilmiş görüntü analizi, sonuçları manuel meni analizinde mümkün olmayan yüksek hassasiyet, tekrar edilebilirlik ve objektiflikle vermektedir.

Bu yöntemle yapılan inceleme, özellikle kısırlık için uygulanan ameliyatlar sonrasında, ameliyat etkinliği açısından daha objektif olarak takibe imkan sağlamaktadır.

Bebek sahibi olmak isteyen çiftlerden erkek faktörün değerlendirilmesinde bu test önemli bir katkı sağlamaktadır.

Sayısal olduğu kadar, yapısal analize de sistem, ileri yazılımıyla imkan sağlamaktadır.

Histerosalpingografi (HSG), tüplerin ve rahim içinin kontrast madde verilerek radyografik yöntemlerle incelenmesi için kullanılan bir tanı yöntemidir.

İşlem esnasında radyografide görülen bir sıvı rahim ağzından rahim içine verilerek bu sıvının rahim içini ve tüpleri görünür hale getirmesi sağlanır.

Kontrast madde rahim ağzından basınçla verildiği için bazı durumlarda tüplerdeki mukus benzeri engelleyici yapıları temizleyerek tedavi edici etki de gösterebilir.

Klasik olarak rahim filmi çekildikten sonraki ilk 6 ayda gebelik oranlarında bir yükselme vardır.

Rahim filmi hem tüplerin hem de rahim içinin durumunu gösterdiği için kısırlık durumlarında yaygın olarak kullanılan bir tetkiktir.

Adet kanamasının bitiminden 3 - 4 gün içinde çekilmelidir.

Tüm işlem 5-10 dakika kadar sürer.

HSG çekilmesi kısmen ağrılı bir işlemdir. Ancak bu ağrı kısa süreli bir ağrıdır ve dayanılamayacak düzeylerde değildir.

Diğer konularda doktorunuz size gerekli uyarılarda bulunacaktır.

Gıda intoleransı konusu ile gıda ve gıda katkılarının gıda hipersensitivitesi hastalıklarındaki etken rolü , uzun yıllardır önemli oranda ilgi çekmektedir.

Gıda IgG Elisa Tarama Testi 90 gıdaya karşı insan serumundaki spesifik gıda antikorlarının göreceli miktar ölçümü için hazırlanmış bir testtir.

Bazı spesifik gıda antikorları tek başına hastalık ifade etmeyeceği için elde edilen değerler her zaman klinik görünüm ile ilişkilendirilmelidir. Bu kit, IgE aracılı alerjiler için bilgi vermez.

Dahil edilen genel gıdalar; inek sütü, yumurta, buğday, mısır, çikolata, ceviz, soya fasulyesi ve kabuklu deniz hayvanlarıdır.

Yeni doğanların %0.5'inin inek sütüne karşı hipersensitif tepkisi olabilir. Gıda hipersensitivitesi kanıtlanmış olan bir çocuğun kendisinden sonra doğan kardeşlerinde gıda hipersensitivitesi olasılığının %50 oranında arttığını bilimsel araştırmalar öne sürmektedir.

Bir gruba ait olan gıdaların çoğu ortak alerjenik özellikleri paylaşabildiği gibi bazen de iki farklı grubun gıdaları çapraz reaktif alerjik reaksiyonlar gösterebilir.

Bazı gıda intoleransı reaksiyonlarını azaltmak için pişirilmiş gıdalar tavsiye edilebilir, çünkü pişirilmiş bir gıda çiğ gıdadan daha az alerjenik olabilir.

Gıda alerjisinin ortak semptomlarının çoğu mide ve bağırsak ilgili olup mide bulantısı, ishal ve karın ağrısını kapsayabilir.

Gıda intoleransının klinik görünümleri de, anafilaksi, alerjik rinit, atopik dermatit ve ürtiker gibi klasik alerjik semptomları içerebilir.

Migren başağrısı ve alerjik gerilim yorgunluğu sendromu gibi durumlarda gıda intoleransının rolü tartışmalıdır.

Gıda intoleransı semptomlarının, özellekle gastrointestinal semptomların, çeşitli diğer kondisyonlar tarafından da oluşturulabileceğinin unutulmaması önemlidir.

Hastanemizde bakılan geniş panelimizle hassasiyet araştırılan gıdalar şunlardır:

Elma, Brokoli, Pazı, Morina, Sarımsak, Marul, Aysberg, Hardal çekirdeği, Armut, Pirinç, Kabak, Alabalık, Enginar, Tereyağı, Peynir (süzme), Kahve, Üzüm (beyaz / kırmızı), Limon, Yulaf, Kara Biber, Çavdar, Kalamar, Ton balığı, Kuşkonmaz, Lahana, Peynir (lor), Kola cevizi, Greyfurt, Mercimek, Zeytin, Barbunya fasulyesi, Somon balığı, Çilek, Hindi, Avokado, Kamış Şekeri, Nohut, Mısır, Bezelye, Lima fasulyesi, Soğan, Ananas, Sardalya, Çalı fasulyesi, Ceviz, Muz, Kantalup, Tavuk, İnek sütü, Yeşil biber, Istakoz, Portakal, Erik, Karides, Ayçiçeği çekirdeği, Buğday, Arpa, tam buğday, Havuç, Çikolata, Salatalık, Barlam balığı, Malt, Maydanoz, Domuz eti, Dil balığı, Tatlı Patates, Ekmek Mayası, Sığır eti, Karnabahar, Tarçın, Yumurta (beyaz / sarı), Bal, Mercanköşk, Şeftali, Patates, Soya fasulyesi, Siyah Çay, Bira Mayası, Pancar, Kereviz, İstiridye, Patlıcan, Kuzu eti, Mantar, Yer Fıstığı, Tavşan eti, Ispanak, Domates, Yoğurt, Badem, Amerikan Peyniri

Immunoglobulin sınıf E, Japon bilim insanları olan Teruko ve Kimishige Ishizaka çifti tarafından 1966'da keşfedilmiştir. Tip I hipersensitivitede çok önemli rol oynar.

Endüstriyelleşmiş ülkelerde yaşayan insanların % 15'inden fazlası Tip I alerjik reaksiyonlardan muzdariptir.

Alerjik hastalarda, dermatid, rinit, saman nezlesi, astım, ödem, diyare ve pruritus gibi pek çok sendrom bulunmaktadır.

Bu tahlil, insan serumundaki alerjen spesifik IgE'nin görsel tespitini sağlamaktadır.

Sirkülasyondaki alerjen spesifik IgE miktarının artışının tespiti, alerjik geçmiş ve fiziki inceleme ile birlikte yorumlandığında IgE aracılı alerjik hastlalıkların teşhis ve değerlendirilmesine katkı sağlayabilir.

Hastanemiz bünyesinde 3 farklı panel, kan serumundan çalışılmaktadır.

20’li Gıda – 20’li Solunum – 20’li Karışık (Gıda / Solunum)

20 li Gıda:

Kivi ,Havuç, Kereviz, Domates, Elma, Şeftali, Muz,Sığır eti,Yengeç, Morina, Kaşu, Badem, Fındık, Buğday, Susam, Çavdar unu, Soya fasulyesi, Fıstık, Süt, Yumurta beyazı

20 li Solunum:

Dişbudak, Selvi, Çınar, Zeytin poleni, Huş, Yapışkan otu, Üzüm otu, Sinir otu, Pelin, Alternaria alternata (mantar), Penicillum notatum (mantar), Hamster epitelyumi, Kobay epitelyumi, Köpek kepeği, Kedi kepeği, Hamam böceği, Blomia tropicalis (Değişik bitki tozları), Derm. Farinae (Ev tozu), Derm. Pteronyssinus (Ev tozu)

20 li Karışık (Gıda / Solunum):

Buğdaygiller karışımı, Dişbudak, Zeytin poleni, Huş, Sinir otu, Pelin, Alternaria alternata (mantar), Sığır eti, Kivi, Havuç, Fındık, Buğday, Soya fasulyesi, Fıstık, Süt, Yumurta beyazı, Köpek kepeği, Kedi kepeği, Derm. Farinae (Ev tozu), Derm. Pteronyssinus (Ev tozu)

İşeme sırasında idrar akımının hızını, şeklini ve miktarını gösteren bir testtir. İdrar kesesine ait nedenlerle ve ya idrar kesesinin çıkışından sonraki hastalıklarda bozulmuş olan işeme fonksiyonunun araştırılmasında kullanılır.

Üroloji uzmanımız tarafından yapılmaktadır.

Çocukluk yaş grubunun, tekrarlayan idrar yolu enfeksiyonları nın sebeplerinden olan, vezikoüreteral reflü hastalığının tanısında en önemli görüntüleme yöntemidir.

Görme alanı tetkikinde makula, periferik retina, optik sinire ait defektler incelenebilmekte, görme yolları, beyindeki görme merkezine ait patolojiler tespit edilebilmektedir.

Göz içi damar yapısının görüntülenmesi ile şeker hastalığı, hipertansiyon, gece körlüğü, göz tümörleri ve retinanın yapısal bozuklukları ortaya çıkarılabilmektedir.

Bu hastalıkların tanısı ve takibi için temel yöntemlerden biridir.

Ses dalgalarının görüntüye dönüştürülmesi yöntemiyle kalbin incelemesi yapılır.

Bu tetkik sayesinde kalbin yapısı (kalp kapakları, kalp büyüklüğü, kalbin duvar kalınlıkları) ve kasılma/gevşeme özellikleri değerlendirilir.

Kalp kapakçığı rahatsızlığı, kalp yetmezliği, doğuştan kalp rahatsızlığı gibi hastalıkların teşhisinde kullanılır.

Kendini sağlıklı hisseden kişilerin bu tetkiki tarama amaçlı yaptırmaları, erken teşhis ve gizli kalp hastalığının tespiti açısından yararlıdır.

Hastanın belirli bir zaman (genellikle 24 saat) içerisindeki kan basıncı (tansiyonu) hakkında daha ayrıntılı bilgi sağlar.

Hastanın belirli bir zaman (genellikle 24 saat) içerisindeki kalp ritmini kaydetmeye yarayan, taşınabilir EKG cihazıdır.

Gün içerisinde çeşitli fiziksel ve psikolojik değişikliklerin etkisi, kullanılan bazı ilaçların kalp ritminde oluşturduğu değişimlerin izlenmesi, hastanın şikâyetlerinin değerlendirilmesinde kullanılmaktadır.

Hasta efor harcarken aynı anda EKG tetkiki de çekilir.

Genelde yürüme bandı üzerinde yürüyerek yapılır. Yürüme bandının eğimi ve/veya hızı kademeli olarak artırılır.

Bu tetkik ile genelde kalp damarlarında darlık tespit edilmeye çalışılır. Buna ek olarak ritim bozuklukları, hastanın efor kapasitesi ve ilaçların etkinliği de bu tetkik ile değerlendirilebilir.

Dış ortamın gürültüsünden arıtılmış bir kabin içinde uygulanır. Seslerin işitme eşiklerinin saptanmasında kullanılır.

Dış kulak yolundaki basınç değişikliklerine göre timpanik membran kompliansının değerlendirildiği bir tetkiktir.

İşitme kaybının tanısı için ileri testlere gereksinim duyan bebeklerin belirlenmesinde ilk adımdır.

Tüm yeni doğanlarımıza rutin yapılmaktadır.

Renkli doppler ultrasonla bebeğin kan akımının ölçülmesi ve bebeğin iyilik halinin değerlendirilmesi yapılmaktadır.

Anne karnındaki bebeğin 3 boyutlu görüntülerinin fotoğraf kareleri gibi eş zamanlı görüntülenip kaydedilmesidir.

Bebeğin yüzünün, ellerinin, kemik yapılarının, vb. değerlendirilmesi yapılabildiği gibi, çiftlerin ayrı bir mutluluk ve farklı bir heyecanla bekledikleri ikiz, üçüz bebeklerin gelişimi de daha net bir şekilde izlenebilmektedir.

18. – 22. haftalar arasında 2. basamak detaylı ultrason incelemesinin yapılmaktadır.

İnceleme yaklaşık 20-30 dakika sürer. Bazen bir şüphe varlığında 3 - 4 hafta sonra tekrar ultrasonografi yapılır, ancak bir şüphe veya risk saptanmamışsa normalde gebelikte 1 kere yapılır, tekrar yapılmaz.

Ayrıntılı ultrasonografide bebeğin kafa içerisi, beyin, omurga (belde açıklık), göğüs içerisi, kalp, karın organları, mide, barsak, böbrekler, kollar- bacaklar (el ve ayaklarda içe-dışa dönüklük), parmaklar (eksiklik-fazlalık), yüz, (yarık damak-dudak) vb. her organı ayrıntılı olarak incelenir. Ayrıca bebeğin suyu, plasenta (bebeğin eşi) değerlendirilir.

Ayrıntılı ultrason ile her anomali kesin saptanır mı?

Asla bebekteki anomalileri % 100 saptayamaz. Ortalama % 70 civarında anomaliler saptanabilir. Çünkü bazı anomaliler ultrasonda saptanacak belirtiler vermez, bazı anomaliler ultrason yapıldıktan sonra daha ileri aylarda gelişir.

Ailelerin isteği üzerine yapılan 4D (4 BOYUTLU) ULTRASON detaylı ultrason incelemesi değildir.

Çok genel bir yaklaşımla akciğerlerin kapasitesini ve fonksiyonel durumunu ölçmeye yarar.

Bu iki parametre birçok hastalığın tanısında, ağırlığının saptanmasında ve izlenmesinde son derecede önemli ipuçları vermektedir.

Allerji testleri

Kalça çıkıklığı için ultrason tetkiki

Hormonal tetkikler

Böbrek ve böbrek yolları ile ilgili görüntüleme

Mide reflüsü, gastrit için görüntüleme •Anestezi ile EMAR çekimi

Ter testi (Sık solunum yolu hastalığı yapan kistik fibroziz hastalığının teşhisinde)

Hastanemizde ve İlimizde kurulu olmayan NÜKLEER TIP (SİNTİGRAFİ) ve GENETİK TETKİK ihtiyacı olan hastalarımız anlaşmalı laboratuvar hizmetlerinden faydalanmak için başvurabilirler.

 

Çankırı Özel Karatekin Hastanesi


Bölümlerimiz

Anestezi ve Reanimasyon Anestezi ve Reanimasyon Anestezi ve Reanimasyon Anestezi ve Reanimasyon Anestezi ve Reanimasyon Anestezi ve Reanimasyon Anestezi ve Reanimasyon Anestezi ve Reanimasyon Anestezi ve Reanimasyon Anestezi ve Reanimasyon Anestezi ve Reanimasyon Anestezi ve Reanimasyon
Anestezi ve Reanimasyon Anestezi ve Reanimasyon Anestezi ve Reanimasyon Anestezi ve Reanimasyon Anestezi ve Reanimasyon Anestezi ve Reanimasyon Anestezi ve Reanimasyon Anestezi ve Reanimasyon Anestezi ve Reanimasyon Anestezi ve Reanimasyon Anestezi ve Reanimasyon Anestezi ve Reanimasyon