BİYOKİMYA LABORATUVARI TEST REHBERİ

...

1. GİRİŞ

Laboratuvarlar, biyolojik örneklerin analiz edilip test sonucu olarak rapor edildiği ve bu sonuçlar ile hekimlere tanı, tedavi ve hasta takibi konularında yardımcı olan sağlık birimleridir. Laboratuvar çalışmalarının hedefi; hastadan test isteminin yapılması safhasından, test sonuçlarının ilgili birime ulaşmasına kadar geçen tüm süreçlerin doğru ve zamanında gerçekleşmesi, hastaya ve ilgili hekime doğru ve güvenilir test sonucunun verilmesidir.

Hastanemizde laboratuvar yönetim ve organizasyonu Sağlık Bakanlığının Tıbbi Laboratuvarlar Yönetmeliği ve Sağlıkta Kalite Standartları (SKS) esas alınarak yapılmaktadır.

Hastanemiz biyokimya laboratuvarında güvenilir ve zamanında test sonucu vermek ve bu işlemi yaparken de insana saygı göstermek, hasta haklarına ve tüm tıbbi etik kurallarına uymak prensip edinilmiştir.

Hastanelerde laboratuvar hizmetlerinde yaşanan sorunların önemli bir kısmı laboratuvar işleyişinin hasta ve sürece katılan tüm çalışanlar tarafından yeterince bilinmemesi ve iletişim eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Laboratuvarda çalışılan testler ve laboratuvar işleyişi hakkında hekimlere, sağlık çalışanlarına, hastanede görevli diğer personele ve hastalarımıza bilgi paylaşmak amacı ile bu test rehberi hazırlanmıştır.

2. LABORATUVAR TESTLERİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

Doğru ve güvenilir test sonuçları elde etmek için hastanın muayene edilip test isteminin düşünülmeye başlamasından, testin istenmesi, hastanın hazırlanması, numune alınması, numunenin laboratuvara getirilmesi, testlerin çalışılması, sonuçların raporlanması ve hekime ulaştırılmasına kadar geçen süreçteki değişkenlerin ve etkilerin bilinmesi sonuçların doğru yorumlanması açısından gereklidir. Tanı ve tedavinin takibinde laboratuvarların önemi gittikçe artmaktadır.

Test sonuçlarının güvenilir olması sadece laboratuvar performansına bağlı olmayıp analiz öncesi faktörlere de bağlıdır. Analiz öncesi dönem klinisyenin hastadan hangi laboratuvar testlerini isteyeceğine karar vermesi ile başlar. Testin istenmesinden sonucun ilgili hekime iletilmesine kadar geçen periyot üçe ayrılır, preanalitik, analitik ve postanalitik evre olarak adlandırılır.

Preanalitik evre, testin istenmesi, numune alınacak hastanın hazırlanması, numunenin alınması ve laboratuvara transferi ve laboratuvara kabul edilip çalışılmaya hazır hale gelmesi aşamalarını kapsar. Laboratuvar sürecinde oluşabilecek hatalarının yaklaşık %70'i bu evreye aittir. Preanalitik evreden; laboratuvar çalışanları, klinisyen ve klinisyen ile beraber çalışan diğer sağlık personeli ve süreçte yer alan tüm sağlık çalışanları sorumludur. Preanalitik evre laboratuvar sonuçlarının güvenilirliğini, laboratuvar hizmetlerinin verimliliğini ve kalitesini etkileyen en önemli laboratuvar evresidir. Preanalitik hatalar numune alınması, taşınması ve hazırlanması ile ilgili kısımları kapsadığı gibi laboratuvar şartları, cihaz ve kitlerle ilgili bazı kısımları da içine alır. Analiz öncesi faktörlerin kontrol altına alınması, bu evrede yapılan hata oranını düşürecektir ve laboratuvar test sonuçlarının güvenilirliğini artıracaktır.

Analitik evre, cihazların kalibrasyonları, iç ve kalite kontrol çalışmaları, testlerin usulüne uygun çalışılması ve sonuçlandırılması aşamalarını kapsar. Bu evredeki hatalar toplam laboratuvar hatalarının %13'ü kadardır. Günümüzde iç kalite kontrol çalışmaları yanında dış kalite kontrol programlarının da uygulanmasıyla analitik evre olabildiğince kontrol altına alınmaya çalışılmaktadır.

Postanalitik evre, analiz sonrası elde edilen sonuçların onaylanıp zamanında ve doğru şekilde raporlanması, varsa panik değer bindirimlerinin yapılması, gerekirse sonuç hakkında laboratuvar açıklama notu eklenmesi, sonucun klinisyen tarafından doğru değerlendirilmesi aşamalarını kapsar ve toplam laboratuvar hatalarının %17'sini kapsar. Laboratuvar süreçleri ile ilgili teknik detaylar laboratuvar süreç performans değerlendirme prosedüründe verilmektedir.

Laboratuvar test değerlerine etki eden analiz öncesi değiştirilebilir ve değiştirilemez birçok faktör bulunmaktadır. Bu faktörler çeşitli şekilde sınıflandırılabilir. Aşağıda tabloda görüldüğü gibi endojen kaynaklı olduğu gibi kullanılan ilaçlara ve çevreye bağlı eksojen kaynaklı da olabilir. Aşağıdaki tabloda bu faktörler kısaca gösterilmektedir.

Tablo 1: Analiz sonuçlarını etkileyen faktörler



• Cinsiyet: Ergenlik öncesi iki cins arasında pek fark yoktur. Erkeklerde kas kütlesi daha fazla olduğu için iskelet kasından orijin alan enzimler daha yüksektir. Ergenlik sonrası erkeklerde ALP, ALT, AST, CK, GGT, aldolaz gibi enzimler, serum kreatinin, albümin, kalsiyum, magnezyum, kolesterol, LDL, ferritin, demir, üre, ürik asit ve amino asit daha yüksektir. Kadınlarda hemoglobin ferritin ve demir daha düşük, bilirübinde hafif düşüktür. Menapoz sonrası kadınlarda ALP ve fosfor yüksek bulunur.

• Yaş:
Yeni doğan dönemi: Yeni doğan dönemi kendi referans aralıklarına sahiptir. CK, GGT AST enzimlerinin aktiviteleri doğum esnasındaki travmaya bağlı olarak yüksektir. Hemoglobin seviyesi ve eritrosit sayısı yüksektir. Eritrositler hızlı yıkıldığı için doğumdan sonra 3. veya 5. günlere kadar bilrübin seviyesi yükselir. Plazma glikoz seviyesi glikojen depolarının azlığına bağlı olarak düşük bulunur. Na, K, Cl, Ca seviyeleri doğumda yüksektir; 12 saatte normale döner. Yeni doğanda T4 yüksektir. Doğumdan sonra TSH da salınmaya başlar. T4 yüksek olur, yeni doğanda fizyolojik hipertroidi görülür, bir yaşına kadar normale döner.

Çocukluk dönemi: Plazma proteinleri, kas ve kemikle ilgili enzim düzeyleri artar. Albümin seviyesi 3 yaşına kadar, total protein 10 yaşına kadar erişkin düzeyine ulaşır. Ürik asit seviyeleri 7-10 yaşına kadar düşük daha sonra yükselir. Yeni doğanda yüksek olan enzimler, çocukluk döneminde ergenlik dönemine kadar düşer , yetişkin seviyesine ulaşır.

Ergenlik döneminde hormon düzeyleri değişir. Alkalen fosfataz kemik büyümesine paralel olarak ergenlikte en yüksek değerlere ulaşır. Ergenlikten sonra aktivite azalır. Büyüme devresinde iskelet kasının gelişmesiyle serum kreatinin düzeyleri artar.

• Erişkinlik döneminde: Orta yaşta serum protein ve albumin seviyeleri düşer, total kolesterol, LDL, trigliserit yaşa bağlı artar. Erişkinlik döneminde fosfor iki cinste de düşer ama menopozda kadınlarda hızla yükselir. Kadınlarda menopozda ALP seviyeleri artar. Menopozda östrojen seviyesi düşer, buna karşı FSH ve LH (gonadotropin) seviyeleri artar. 50 yaş üzerinde erkeklerde serum testosteron azalır. Yaşla beraber hem kadınlarda hem erkeklerde renin seviyesi azalır. Yaşlılarda kreatinin klirensi azalır, idrar proteini artar. Bazı metabolitlerin ve ilaçların atılımı azalır. Kan albümin değerleri düşer. İleri yaşlarda idrar kreatininde düşme, plazma üre ve kretinin değerinde yükselme görülür.

• Postür: Tedavinin izleminde kullanılacak olan testler hastadan her zaman aynı pozisyonda alınmalıdır. Kan almak için hasta oturur vaziyete geçtiğinde 10-15 dakika beklenmelidir. Ayakta dik duran bir kişinin kan hacmi, yatar pozisyonda bulunan kişinin kan hacminden yaklaşık 600-700 ml daha azdır. ( %10 luk azalma ). Bunun nedeni ise protein dışı maddelerin ve sıvının kapillerlerden dokulara geçmesidir. Plazma hacmindeki azalma, plazma protein konsantrasyonunu %8-10 artma olmaktadır. Başta enzimler ve protein yapıdaki hormonlar olmak üzere, proteinlere bağlı olarak taşınan ilaçlar, kalsiyum ve bilirubin değerlerinde artış olacaktır. Küçük moleküllü analitler bu durumdan fazla etkilenmez. Belirli analitlerin konsantrasyonları yatar pozisyondan ayakta dik pozisyona geçildiğinde %3-11 oranında artış gösterir. ALT, AST, ALP, amilaz, albumin, kalsiyum, kolesterol, trigliserit, IgA, IgG, IgM, tiroksin, katekolamin, aldesteron, anjiyotensin II, renin, ve ADH düzeyleri yükselir. Birkaç günlük yatak istirahatında hematokrikt artar, uzun süreli yatak istirahatında sıvı tutulması olur albumin ve protein miktarı azalır, kemiklerden kalsiyum çıktığı için kalsiyum miktarı artar.

• Açlık Durumu: Genellikle laboratuvar testleri için 10-12 saatlik açlık sonrası sabah kan verilmesi önerilir. Bu sürenin 16 saatten uzun olması tercih edilmez. Açlık döneminde ihtiyaç duyulursa yalnız su içilebilir. Özellikle kanda glikoz, kan lipit paneli, Lpa, elektrolitler (sodyum, potasyum, klor) magnezyum, çinko, fosfor, demir, ferritin, ALP, folat, vitamin B12, 25-OH vitamin D, osteokalsin, büyüme hormonu, parathormon, testleri için açlık gerekir.

• Egzersizin Etkisi: Egzersizin vücut sıvıları üzerindeki etkisi aktivitenin süresi ve yoğunluğuna bağlıdır. Egzersiz sonunda alınan kan örneklerinde; aspartat aminotransferaz (AST), laktat dehidrogenaz (LDH), kreatin kinaz (CK), laktat, ürik asit, üre ve kreatinin, sonuçlarında yükselme olmaktadır. Birkaç günlük eksersizden sonra serum kolesterol ve trigliserit seviyelerinde hafif azalma görülür. Egzersizin bir preanalitik değişken olarak etkisinin en aza indirilmesi için kan verilmesinden bir gün önce ağır spor, uzun mesafe yürüyüşü veya koşusu yapılmaması önerilmektedir. T4, testosteron, androstenedion, (LH )luteinizan hormon egzersiz sonrası yükselebilmektir.

• İlaç Kullanımı: Sürekli kullanılan ilaçlar hakkında laboratuvar bilgilendirilmelidir. İlaç kullanan hastalarda kan örneği sıradaki ilaç dozu alınmadan hemen önce alınmalıdır. İlaçların laboratuvar testlerine hem in vivo hem in vitro etkileri mevcuttur. İnvivo etkileri kendi terapötik ve yan etkileridir. İlaçlar intramusküler olarak verildiğinde kas irritasyonuna neden olurlar. Bu durum bir kısım kas orijinli enzimlerin artmasına neden olur (CK, LDH, aldolaz gibi). Diüretik ilaçlar hiponatremiye,thiazidler hiperglisemiye neden olabilir. Laboratuvar testlerine en önemli etkiyi yapan ilaçlardan biri fenitoindir. Hastada kalsiyum ve fosfor seviyelerini azaltır ve ALP yi yükseltir, indirekt bilirubin miktarını düşürür ve GGT aktivitesini yükseltir. Ayrıca serumda T3 ve T4 değerlerini düşürür. Testleri yorumlarken kullanılan ilaçların etkisi mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.

• Diurnal Ritim (Günlük, sirkadiyen ritim): Gün içerisinde bazı analitlerin salınımı, metabolizması ya da dolaşıma girmesi değişiklikler gösterir. Numune alma standardizasyonu için analitlerin diurnal ritimleri dikkate alınmalıdır. Postür, yemek, stres, aktivite, gün ışığı, uyuma veya uyanıklık gibi birçok faktörler bu değişikliklere neden olmaktadır. Bu değişiklikler bazı durumlarda oldukça fazla olup kan alım zamanına titizlikle uymak gerekmektedir. Bazı analitlerin konsantrasyonları günlük değişikliklerden etkilendiği için kan verme işlemi standart olarak saat 08:00 - 10:00 arasında yapılmalıdır. Serum kortizol, renin, demir sabah saatlerinde pik yapar. Bazal insülin seviyesi sabah daha yüksektir. İnsülinin glikoza cevabı sabahleyin daha çoktur. Ayrıca öğleden sonra yapılan glikoz tolerans testlerinde glikoz değerleri sabah yapılanlara göre biraz daha yüksek çıkar. TSH, Kortizol, demir, renin, TIBC, ACTH, vitamin B12, folat, PTH düzeylerinde diurnal ritim vardır.

• Besinlerin Etkisi: Gıda alımı plazma bileşenlerinin konsantrasyonunu değiştirebilir. En fazla etki, serum glikozu, demir, total lipit ve ALP de görülür. Yüksek proteinli diyet sonrası üre, amonyak, fosfat ve ürik asit düzeyleri yükselir. Yağlı diyet sonrası serum lipit profili artış gösterir. ALP izoenzimlerinde artış olur.Yemeklerden sonra kanda artan şilomikronlar serum veya plazmada bulanıklık yaparak ölçüm metotlarının yanlış sonuçlar vermesine neden olabilmektedir. Kafein içeren içecekler katekolamin, glikoz, kortizol, yağ asitleri ve trigliserit düzeylerini yükseltir. Kafein mideden pepsin ve hidroklorik asit salgısını artırır. Vejetaryen diyet folat seviyesini artırır, vitamin B12 seviyesini azaltır. Kepek gastrointestinal sistemden kalsiyum, kolesterol ve trigliserit emilimini azaltır bunların kan seviyesinde düşme yapar. Diyette bulunan pektin; kolesterol ve APO-B konsantrasyonunu azaltır. Serotonin domates, patlıcan, portakal, muz, çikolata, vanilya, ceviz, çay ve kahve de bulunur, 5HIAA düzeyinde yükseklik yapar. Serotonin ve 5HIAA tayininde bu yiyeceklere dikkat etmelidir.

• Gebelik: Kan hacmindeki artışa bağlı olarak test sonuçları değişebilir. Kan hacmi ortalama 2.500 - 3.000 ml kadar artar. Gebelikte laboratuvar sonuçlarını değerlendirirken gebelik haftasını göz önünde tutmak gerekir. Eritrosit yapımı artmasına rağmen hemodilüsyondan dolayı hemotokrit ve eritrosit sayısı azalır. Sentezi artmasına rağmen serum albümin konsantrasyonu azalır. Diyabet gelişebilir. Plazma kolesterol ve trigliserit seviyesi artar. Akut faz reaktanları artar. Kalsiyum ve magnezyum seviyeleri hafif azalır. Kortizol seviyesi artar. Fibrinojen ve renin seviyesi artar.

• Transfüzyon:Total kan veya plazma transfüzyonu verilen miktara bağlı olarak plazma protein konsantrasyonunu yükseltir. Verilen kandaki eritrositlerin hemolizi neticesinde LDH izoenzimi olan LD1 ve LD2 seviyeleri artar. Stoklanmış kan kullanılırsa potasyum seviyesi artar. Transfüzyondan sonra serum demir seviyesi artar. Glikoz çözeltilerinin infüzyonu, plazma fosfat ve potasyum konsantrasyonlarını azaltır.

• Ateş: Birçok hormon salgılanmasını artırır. Ateş yükseldiği zaman glikoz yükselir. İnsülin salgısı artar, glukagon ve büyüme hormonu salgısı artar. T4 seviyesi azalır. Kortizol konsantrasyonu artar. Serum ürik asit ve kreatinin sevileri artar. Aldesteron salgısı artar vücutta sodyum ve klor tutulması olur. Ateş yükseldiği zaman karaciğerde protein sentezi artar akut faz reaktanlarının konsantrasyonu yükselir. Kolesterol ve lipit konsantrasyonu azalır. Hiperventilasyon oluşur, kan pH sı artar, kan fosforu düşer.

• Alkol Alımı: Alkol tüketimi kısa ve uzun vade etkilere bağlı olarak birçok analiz üzerinde değişikliğe neden olabilir. Kısa vadeli kullanımda alkol alındıktan 2-4 saat sonra, plazma glikoz düzeylerini azalır, ürik asit ve laktat düzeyleri artar. Uzun vadeli kullanımda ise GGT, AST ve ALT düzeylerinde artışa neden olur. Orta derecede sarhoş olacak kadar alkol alındığında kan glikoz seviyesi artar bu artış diyabetli kişilerde daha fazladır. Ayrıca alkol alışkanlığı olanlarda ortalama eritrosit hacmi (MCV) ‘nde artış olduğu bilinmektedir. Alkol alımından sonra hipertrigliseridemi görülür. Kortizol düzeyi de artar. OGTT testi yapılacak kişiler alkol kullanmamalıdır.

• Sigara: Plazma ve idrar katekolaminleri (adrenalin, noradrenalin, dopamin) artar. Kan glikozu, laktat, kortizol, aldesteron, CEA, kolesterol, trigliserit, eritrosit sayısı ve karboksihemoglobin yükselir, PO2 azalır. Vitamin B12 seviyesi azalır. HDL Kolesterol azalır. Glikoz toleransı (OGTT) bozulmuştur. Bu etkilerin çoğu uzun süre sigara kullanımında görülmektedir.

• Irk: Sosyoekonomik durum ve ırkın etkisini değerlendirmek çoğunlukla zor olmaktadır. Siyah ırkta total protein daha yüksek serum albümin daha düşüktür. Siyah ırkta kas kütlesi fazlalığına bağlı olarak CK ve LDH hem siyah erkeklerde hem siyah kadınlarda daha yüksektir. ALP siyah çocuklarda ergenlikte daha yüksektir. Siyahlarda glikoz toleransı daha düşüktür. Beyaz ırkta ileri yaşlarda kolesterol ve trigliserit seviyeleri daha yüksektir.

• Rakım ve Çevresel Etkiler: Deniz seviyesinden daha yüksek yerlerde yüksek rakımlı yerlerde yaşayanlarda hemoglobin seviyesi, hematokrit seviyesi, eritrosit sayısı artmıştır bu yükseklerde PO2 azalması nedeni ile olur. CRP değerlerinde de yükseklik görülür. Çevre ısısı vücut sıvı kompozisyonunu etkiler. Isıya akut maruziyette plazma volümü artar, glomerüler filtrasyon azalır. Plazma protein miktarı % 10 kadar azalır. Ter yolu ile tuz ve su kaybı olur ama plazma Na ve Cl konsantrasyonu değişmez. Potasyum kan konsantrasyonu azalır bunun nedeni potasyumun hücreler tarafından alınmasıdır.

• Mevsimsel Değişiklikler : Özellikle yaz ve kış mevsimi arasında bazı laboratuvar parametreleri farklılık gösterir. Uzun süre güneş ışığına maruz kalma kalsiyum ve vitamin D seviyelerini yükseltir. Ürat seviyesi yazın daha yüksektir.Trigliserit seviyesi yazın daha yüksek, kolesterol seviyesi kışın daha yüksektir. Yazın glikoz seviyesi düşer. İskelet kas enzimleri yazın daha yüksektir, LDH aktivitesi % 20 kadar artar. Yaz aylarında bir hafta sonu güneş ışığına maruz kalmak bile bilirübinin ışık ile yıkılmasına neden olmakta ve bilirübin seviyesini % 20 azaltmaktadır.

• Obezitenin Analiz Sonuçlarına Etkisi: Serum kolesterolü, trigliserit ve LDL seviyeleri obezite ile doğru orantılı olarak artar. HDL kolesterol seviyesi düşer. Serum ürat seviyesi özellikle 80 kg üzerindeki şahıslarda yüksektir. Her iki cinste de LDH ve glikoz seviyesi vücut ağırlığının artması ile artar. Erkeklerde vücut ağırlığı artması ile serum AST, kreatinin, total protein ve hemoglobin konsantrasyonu artar. İki cinste de vücut ağırlığı artması ile fosfat seviyeleri düşer. Obezlerde plazma insülin seviyesi yükselmiş ve glikoz toleransı bozulmuştur. Obesite T4 seviyesini etkilemez ama T3 seviyesi vücut ağırlığı ile orantılı olarak artar, bu aşırı yeme ile ilgilidir. Obez erkeklerde testosteron seviyesi düşer. Obezlerde serum demir ve transferin seviyesi düşüktür. Mide sıvısı ve asidi obezlerde artmıştır.

• Menstrual Siklus: Menstrual siklus; menstrual faz, foliküler faz, ovulatuar faz (yumurtlama), luteal faz olmak üzere 4 aşamadan oluşur. Her faz için özellikle FSH, LH, Estradiol ve Progesteron hormonlarının referans aralıkları farklıdır. Hastanın hangi fazda olduğu dikkate alınarak sonuç değerlendirme yapılmalıdır.

3. REFERANS ARALIKLAR

Test sonuçlarını yorumlama ve değerlendirmede referans aralıklar esas alınır. Referans aralıklar sağlıklı bireylerden elde edilen verilerin dağılımındaki % 95 lik merkezi kısımdır. Çeşitli faktörlere bağlı olarak bu değerler hasta bazlı değişkenlik gösterebilir. Analiz yöntemi, cihaz veya kit değişikliği durumlarında referans aralıklar değişebilir.

Uluslararası klavuzlar ve çalışılan cihaz/kit prospektusları dikkate alınarak laboratuvar referans aralıkları belirlenmiştir. Hasta sonuç raporlarında referans aralıkları ayrıntılı olarak ifade edilmektedir.

4. ÖN HAZIRLIK İŞLEMİ GEREKTİREN TESTLERE AİT BİLGİLER

Aşağıda sık çalışılan ve ön hazırlık gerektiren testler ait bilgi verilmektedir. Aşağıda belirtilen testler dışında ön hazırlık gerektiren test istendiğinde dış laboratuvar test kılavuzuna başvurulmalıdır.

4.1. Şeker yükleme testleri

Şeker yükleme testi olarak da adlandırılan oral glukoz tolerans testi (OGTT), hastaya ağız yoluyla şeker yüklenmesi sonrası kan glukoz düzeylerinin ölçüldüğü bir testtir. Bu test ile diyabet, gestasyonel diyabet ve prediyabet gibi sağlık sorunlarının tanısı konabilmektedir.

Bu test öncesi hastaların karbonhidrat kısıtlayıcı diyet yapması uygun değildir. Zira metabolizmayı etkilemekte ve yanıltıcı test sonuçlarına sebep olmaktadır.

Ayrıca 12 saatlik gece açlığı ile sabah laboratuvara başvurulmalıdır.

Hastanın test esnasında gribal enfeksiyonu olmamalıdır.

Test yapılmadan önce doktorun izni dahilinde tiazid, fenitoin gibi ilaçlar kullanılıyorsa 3 gün önceden bırakılmalıdır.

Kadınlarda mensturasyon döneminde OGTT yapılmaması önerilir, 3 gün önce veya sonrası olmasına dikkat edilmelidir.

Yakın zamanda cerrahi operasyon, miyokard infarktüsü geçiren, doğum yapan hastalara OGTT testi uygulanmamalıdır.

OGTT uygulanacak hastanın karaciğer fonksiyon testleri (ALT, AST) yüksek olmamalı ve hasta alkol kullanmamalıdır.

4.2. Post prandial Glukoz Testi (Tokluk Kan Şekeri)

Hasta aç iken bazal kan örneği alınır. Hasta kahvaltı yapar (100 gram karbonhidrata karşılık gelecek yiyecek alır.) 2 saat sonra tekrar kan alınır. Glukoz ölçümü yapılır.

4.3. Gaitada Gizli Kan

En az 2 gün öncesinden kırmızı et, et içeren şarküteri ürünleri (sucuk, pastırma, salam vb), brokoli, turp, şalgam gibi gıdaların kesilmesi mümkün ise acılı gıdalardan kaçınılması gereklidir.

Hemoroidi olan hastaların laboratuvara bu durum hakkında bilgi vermesi önerilir. Aspirin ve benzeri antiinflamatuar, demir ilaçları kullananların laboratuvarı haberdar etmesi önerilir.

Mensturasyon döneminde örnek toplanması yalancı pozitif sonuçlara sebep olabilir.

Tavsiye edilen yiyecekler: sebze, meyve, az miktarda fındık, tavuk veya balık yenmesi önerilmektedir.

4.4. Terapötik İlaç Düzeyi Testleri

Karbamazepin , Siklosporin , Digoksin , Lityum , Fenitoin, Valproik asit gibi ilaç düzeyi testlerinde örnek alımı sıradaki ilaç dozunu almadan hemen önce yapılmalıdır.

4.5. Birinci Trimester Tarama Testi

Kan örneği alımı ile ultrasound ölçümünün aynı günde yapılması ve laboratuvara gelirken ultrasound ölçüm değerlerinin getirilmesi gerekmektedir. Serbest β-HCG ve PAPP-A için kan alınır.

4.6. Bazı Özellikli Testler

• Aldesteron : Hasta normal tuzlu diyet uygulamalı ve son iki saat aynı pozisyonda durmalıdır. Ayakta veya istirahatta olabilir.Ayrıca son iki hafta diüretik, östrojen ve siklik progestasyonel ajanlar kullanmamış olmalıdır.

• ACE Testi: Bu test için örnek alınmadan önceki 12 saat içinde ACE inhibitörü grubundan olan hipertansiyon ilaçları alınmamalıdır.

• 5 HIAA: Bu test için 24 saatlik idrar örneği toplanmadan 3 gün önce ve toplanırken diyet uygulanması gereklidir. Bu diyet göre çikolata, kahve, muz, vanilya içeren gıdalar,çay,domates, ceviz, patlıcan, portakal yememelidir. Ayrıca ilaç kullanımı konusunda da hekimle irtibata geçmelidir.

• Serotonin: Numene almadan önce HIAA uygulanan diyeti uygulamalıdır.

• Renin: Renin testi için kan sabah aç karna alınmalı, hasta dinlenmiş olmalıdır.

• PSA: Rektal muayene yapılmış ise PSA testi için 72 saat sonra kan alınmalıdır.

• Kalsitonin: Troid muayenesinden sonra kan alınmamalıdır.

• VMA: 24 saatlik idrarda çalışılır. Katekolaminler de denir. İdrar toplamaya başlamadan üç gün önce çay, kahve, kola, karbonatlı içecekler, vanilya, muz, meyankökü, portakal, limon, greyfurt yenmelidir.Levadopa, monoamin oksidaz inhibitörleri, bronkodialtatörler, öksürük ilaçları, iştah kesici ilaçlar alınıyorsa doktoru ile konuşulmalıdır.

5. ÖRNEK ALIMINDAN ÖNCE HASTALARIN DİKKAT ETMESİ GEREKEN HUSUSLAR

Laboratuvar testleri için 10 -12 saatlik gece açlığı gerekmektedir. Gece 21:00 den itibaren hiçbir şey yenmez, ihtiyaç duyulursa su içilebilir. Ertesi gün sabah kan verilir.

Hasta kan vermeden önce ağır ve zorlayıcı egzersiz yapmamış olmalıdır. Yorgun olmamalıdır. Kan vermeden önce yarım saat dinlenmiş olmalıdır.

Düzenli olarak kullanılan ilaç varsa bu durum test isteyen hekime belirtilmelidir.

İlaç düzeyi bakılacak hastalarda kan son ilaç alınmadan önce alınmalıdır.

6. NUMUNE ALIMI ve NUMUNE ALIMI İLE İLGİLİ KURALLAR

Hastadan numune almadan önce aşağıda belirtilen hususlara dikkat edilmesi gerekmektedir.

Laboratuvarımızda numune alınırken kimliklendirme işlemi hastanemiz hasta kimlik doğrulama prosedürüne göre yapılır.

• HASTADAN NUMUNE ALMADAN ÖNCE KİMLİK DOĞRULAMA YAPINIZ.

• İSTEM-BARKOD-TÜP UYUMUNU KONTROL EDİNİZ.

• TÜPLERE İŞARETLİ DÜZEYE KADAR, YETERLİ MİKTARDA KAN ALINIZ.

• AYRINTILI BİLGİ İÇİN LABORATUVAR TEST KILAVUZUNU İNCELEYİNİZ.

Laboratuvarda çalışılacak numuneler alınmadan önce hastaya ait bilgilerin ve ön tanının sisteme eksiksiz ve doğru olarak girilmesi gerekir, bu sonra oluşabilecek karışıklıkların önlenmesi açısından önemlidir.

Numuneler, numune alma birimi çalışanı, klinikler ve acil servisten yetkili sağlık personeli tarafından alınır. Hastadan numune almadan önce hastanemiz hasta kimlik doğrulama prosedürüne göre kimlik doğrulaması yapılmaktadır.

Laboratuvarda çalışılan numuneler; serum, plazma, tam kan, idrar, gaita, beyin omirilik sıvısı, plevra sıvısı, perikart sıvısı, sinoviyal sıvı, tükrük, lavaj sıvıları, vücut tarafından yapılan taşlardır.

• Numune tüpü veya kabı üzerine hastaya ait bilgilerin eksiksiz ve doğru olarak yazıldığı barkod yapıştırılır. Barkod saati ile kan alma saatinin uyumlu olmasına dikkat edilmeli ve laboratuvara gönderilmelidir.

Kan analizleri için ven, arter veya kapillerden kan alınır.

> Venöz kan, genel olarak tercih edilen kandır ve vene girilerek (flebotomi ile) alınır.

> Arteriyel kan, kan gazları analizi için alınır.

> Kapiller kan, bebeklerden, çocuklardan test yapmak için ve periferik yayma (formül lökosit), hasta başı testler (glukometre vb) için alınır.

6.1 VENÖZ KAN ÖRNEĞİ ALINMASI

Kan Alımından önce ve kan alınırken dikkat edilmesi gereken hususlar

Açlık gerektiren testler için 10-12 saatlik gece açlığı sonrası sabah kan alınmalıdır. Açlık daha uzun olamamalıdır. Ancak hekim diğer zamanlarda da kan tetkiki isteyebilir, testlerin yorumunda bu durumu göz önüne almalıdır. Hastalar saat 21:00'den sonra su hariç hiçbir şey yiyip içmemeliler. Zorunlu olmadıkça ilaç almamalılar. Özellikle Açlık Kan Şekeri (AKŞ), OGTT, insülin, total kolesterol, HDL kolesterol, LDL kolesterol, trigliserit, demir, total demir bağlama kapasitesi, vitamin B12, folat, PTH, ALP, fosfor, magnezyum, Vit A, 25-OH vitamin D, Osteokalsin testleri için aç karna olunmalıdır.

İlaç düzeyi tayininde sıradaki ilaç dozu alınmadan kan verilmelidir. Düzenli kullandıkları ilaçlar var ise doktora söylemeliler.

Biyolojik değişkenliği olan testlere dikkat edilmelidir.Kortizol, demir, vit B12, folat, PTH da günlük biyolojik değişkenlikler olduğu için bu testler için özellikle 8:00 - 9:00 da kan verilmelidir.

Alınan kanın hemoliz olmaması için azami gayret gösterilmelidir. Hemoliz serumda potasyum, fosfor, enzimler gibi parametrelerin yüksek çıkmasının yanı sıra ölçüm yöntemlerinde de hataya neden olabilir. Örnek tüpünün çalkalanması, yere düşürülmesi, uzun süre bekletilmesi ve enjektör iğnesi çıkarılmadan tüpe kan enjekte edilmesi hemolize sebep olur.

• Hemoliz, eritrositlerin parçalanmasıdır. Hemoliz sonucunda, eritrosit içindeki maddeler seruma geçerler. Serumda hemoglobin konsantrasyonu 20 mg/dL’nin üzerinde olursa hemoliz olduğu gözle anlaşılır.

• Hemolizin etkisi ile bazı maddeler eritrositlerden açığa çıkar ve kanda yüksek konsantrasyonda ölçülürler. Bazıları analitik etkileşim yapar sonucu yüksek ölçülür, bazıları da analitik etkileşim sonucunda düşük ölçülür.

Eritrositlerden salınımı sonucu yüksek ölçülen parametreler şunlardır: Potasyum, magnezyum, LDH AST, Protein, Demir, Fosfat, Amonyak.

Analitik etkileşim sonucu yüksek ölçülen parametreler Total Kolesterol, Trigliserid, CK, CK-MB dir. Analitik etkileşim sonucu düşük ölçülenler parametrler Bilirubin, Albumin, Karoten, insülindir.

Standardizasyon amacı ile hastanın en az 8-12 saat aç olması ve örneklerin sabah 08:00 – 10:00 saatlerinde alınması gerekmektedir.

Venöz kan örneği alınmadan önce, hasta için sessiz ve sakin bir ortam teşkil edilmeli ve kan örneği hasta oturur pozisyonda iken alınmalıdır, hasta yorgun olmamalıdır.

Fistül veya damar grefti uygulanmış ya da mastektomili meme tarafındaki kol, ödemli ve skarlı bölgeler, hematom, kan transfüzyonu ile iv sıvı tedavisi uygulanan koldan üst seviyeler, venöz kan alımı için uygun değildir.

Sıvı tedavisi uygulanan, intravenöz (iv) damar yolundan kesinlikle örnek alınmamalıdır. Zira mesela; potasyum ya da glukoz desteği verilen bir hastanın damar yolundan alınacak örnekte yaşamla bağdaşmayacak derecede yüksek panik değerler ortaya çıkabilir.

İntravenöz yoldan örnek almanın kaçınılmaz olduğu durumlarda ise infüzyon 3 dakikalığına durdurulmalı ve sonra tercihan diğer koldan kan alınmalıdır veya örnek alınmadan önce 10 mL örnek alınıp atılmalıdır. Mecbur kalınırsa infüzyona 20 dakika ara verildikten sonra damar yolundan numune alınabilir.

Hastadan ne kadar hacimde kan alınacağı belirlenmeli, istenen testler için uygun sayıda ve türde tüp ve uygun iğne seçilmelidir. En sık kullanılan iğneler 19-22 numaradır (numara büyüdükçe çap küçülür, normal erişkinde genellikle 21 numara iğne tercih edilir).

Enjektöre kan gelmeye başlayınca turnike hemen çözülmelidir. Turnike ile yapılan birkaç dakikalık staz venöz kanda birçok parametreyi etkiler. Örneğin; ALT, CK, LDH, albümin, bilirubin, kalsiyum %2-10 civarında artarken, glikoz, fosfat %2-5 civarında azalır. Total protein ve potasyum da etkilenir.

7. İDRAR ve GAİTA ÖRNEKLERİNİN ALINMASI

8. NUMUNELERİN UYGUN ŞEKİLDE ALINMASI ve UYGUN ŞEKİLDE LABORATUVARA TRANSFERİ;

9. NUMUNE KABUL VE RET KRİTERLERİ

Laboratuvarımızda numune kabul işleminde kimliklendirme Hb.Pr.02 Hasta Kimlik Doğrulama Prosedürü’nde belirtildiği gibi yapılır.

Numune kabul ve ret işlemleri için BL.TL.02 NUMUNELERİN KONTROLÜ, KABULÜ ve RET TALİMATI’na göre hareket edilir.

Bu işlem esnasında şu ölçütlere dikkat edilir. Otomasyona kayıt, barkod var mı, kimliklendirme yapılması, numunenin bekleme süresine uygunluk, numunenin uygun ısıda ve güneş ışığından uzak kalması, numune yeterli hacimde gelmiş mi , antikoagülan kan oranı, antikoagülanlı tüpte pıhtı olması, numune kabının içinde yabancı madde var mı numune kabının bütünlüğü bozulmuş mu incelemesi yapılır.

Hasta adı ve soyadının bulunmadığı, örnek tanımının yapılmadığı, hatalı yapıldığı veya istem kağıdı ile örnek kabındaki bilgilerin uyumsuz olduğu durumlarda numune kabul edilmez.

Otomasyon kaydı ve barkodu olmayan numuneler laboratuvara kabul edilmez. Sistem arızası olduğunda, servis sorumlusunun laboratuvarı bilgilendirmesi dahilinde acil testler çalışılır.

Uygun tüplere alınmayan numuneler laboratuvara kabul edilmez; servis ve polikliniklerden yeni numune istenir.

Hemolizli numuneler laboratuvara kabul edilmez.

Lipemik numuneler geldiğinde LIS’ in açıklama kısmında belirtilir.

Barkod tüp üzerine uygun şekilde yapıştırılmamışsa, altında isim olup olmadığı kontrol edilir ve yeni barkod basılarak kabul yapılır.

Tüp içindeki numune miktarı yeterli değilse numune kabul edilmez.

Pıhtılı numuneler kabul edilmez.

Laboratuvara uygun transfer koşullarında gelmeyen numuneler kabul edilmez, özellikle ilaç düzeyi ve diurnal varyasyonu (gece gündüz farkı) olan hormon analizlerinde, numune alma zamanına uyulmamışsa, numune kabul edilmez.

Önerilen sürelerin dışında bekletilmiş numuneler laboratuvara kabul edilmez.

Bir başka materyalle kontamine numuneler (idrarın dışkı ile bulaş olması gibi) reddedilir.

Numune kabul ve ret talimatına uyulur.

Ret edilen numuneler telefonla ilgili birime bildirilir.

Gerektiren durumlarda DİF başlatılır.

10. NUMUNE TÜRÜ ve NUMUNE ÇALIŞMA ZAMANI

Biyokimya testleri, biyokimya ve hormon otoanalizörlerinde çalışılmaktadır.

Biyokimya Testleri Numune Türü, Metodu, Çalışma Günü ve Sonuç Verme Zamanı



Hormon ve Diğer Biyokimyasal Testlerin Numune Türü, Metodu,
Çalışma Günü ve Sonuç Verme Zamanı
Hormon testleri, Roche Cobas 6000 cihazı ile çalışılmaktadır.



Hematoloji ve Koagülasyon (Hemostaz) Testleri Numune Türü, Metodu, Çalışma Günü ve Sonuç Verme Zamanı
Hemogram testleri, Hemax 530AL ve Hemax 330 cihazı ile çalışılmaktadır.
Koagülasyon (Hemostaz) Testleri Dialab-Diacheck cihazı ile çalışılmaktadır.





İdrar Tetkikleri


11. NUMUNELERİN ANALİZİ ve MANUEL ÇALIŞILAN TESTLER

Numune alma talimatına göre alınmış ve numune taşıma talimatına göre transfer edilmiş, numune kabul ve ret talimatına göre kabul edilmiş numunelerin analizi aşağıdaki işleyişe göre yapılır.

Serum ve plazma eldesi için gereken numuneler santrifüj edilir.

Numuneler laboratuvar içinde ilgili biyokimya, hormon, hematoloji, koagülasyon, kan gazı, idrar ve gaita alanlarına aktarılır.

Dış laboratuvara gidecek numuneler ayrılır ve gerekli işlemler yapılır.

İdrar analizlerinde idrarın makroskobik, kimyasal ve mikroskobik incelemesi yapılır, idrar kayıt defterine kaydedilir sonra otomasyon sistemine sonuçlar girilir ve onaylanır.

Gaitada gizli kan çalışması yapılır, sonuç kayıt defterine kaydedilir ve otomasyon sistemine sonucu girilir ve onaylanır.

Sedimantasyon, gibi HBYS'ye bağlı olmayan testler manuel olarak girilir.

Kullanılan her cihazın kendine özel kullanımı vardır. Her cihaz kendi kullanma kılavuzuna göre ve cihaz kullanma talimatına uygun kullanılır.

Cihazların laboratuvar çalışanları tarafından yapılan; günlük, haftalık, aylık yıllık bakımları ve temizliği kendi kataloglarına uygun olarak yapılır.

Test reaktifleri, kalibratörleri, kontrol serumları, dilüentleri, tamponları, diğer solüsyonları, küvet , gode vs gibi sarf malzemeleri kontrol edilir ve hazırlanır.

Test kalibrasyonu ve kontrol serumu çalışmaları yapılır, bu çalışmalar başarılı olmuş ise hasta numuneleri çalışılır.

Çalışılan testlerin sonuçları kontrol edilir, uyumsuz sonuçlar öncelikle aynı numuneden tekrarlanır gerekli ise yeni numune istenir. Panik değer varsa bildirimi yapılır ve panik değer bildirim formu doldurulur. Hesaplamalı testler için gerekli hesaplamalar yapılır. Sonuç vermede herhangi bir gecikme var ise servislere, polikliniklere ve hastalara durum bildirilir.

Acil testlere öncelik tanınır.

Hasta sonuçları onaylanır.

Laboratuvarımızda çalışılmayan testler hizmet satın alma yolu ile yapılmaktadır.

11.1. Kanama Zamanı

Teste hasta kimlik doğrulaması yapılarak başlanır.

Kapiller damarların olduğu bölgede kesi oluşturulur, kapillerin kontraksiyonu ve trombositlerin tıkaç oluşturması test edilir.

Aspirin kullanımından etkilenmekte, aspirin alınımı testten iki hafta önce bırakılmalıdır.

Hastanın trombositleri 100.000 mm3 den düşük ise kanama zamanı uzar.

Normal değeri 1 -3 dakikadır.

• Duke Metodu

Hastanın kaydı ve kimlik bilgileri kontrol edilir. Parmak ucu alkol ile temizlenir. Lanset ile yaklaşık 2 mm derinliğinde delme yapılır. Kronometreye basılır. Her 15 saniyede bir kan süzgeç kâğıdıyla kesinin kenarlarına dokunmadan silinir. Kanamanın durduğu ana kadar işleme devam edilir. Delme işlemini yapıldığı andan kanamanın durduğu ana kadar geçen süre kanama zamanı olarak kaydedilir.

• Ivy Metodu

Kolun dirsekten yukarısına tansiyon aletinin manşonu bağlanır ve basınç 40 mmHg ayarlanır. Dirsekten biraz aşağıda ön kolun dış kısmında damarsız bölgede deri alkolle silinir bastırmadan başparmak ve işaret parmağı ile tutulur ve lansetle 2 mm delinir. Kronometreye basılır. Her 15 sn de bir kan süzgeç kağıdı kesinin kenarlarına dokunmadan silinir. Delme işlemini yapıldığı andan kanamanın durduğu ana kadar geçen süre kanama zamanı olarak kaydedilir.

11.2. Pıhtılaşma Zamanı

Teste hasta kimlik doğrulaması yapılarak başlanır.

Kanama esnasında kanın pıhtılaşma yeteneğini gösterir.

Bir çok faktör etkilidir.

Kapiller ve venöz kanda çalışılır. Venöz kanda daha yüksek, kapiller kanda daha düşüktür. Bu düşüklük kana sızan doku tromboplastinleri nedeni ile olmaktadır.

Heparin tedavisinde uzar.

Normal değer kapiller kanda 2-6 dakika, venöz kanda 5 -15 dakikadır.

• Lam Metodu:

Hastanın parmağı alkolle silinir. Alkol kuruduktan sonra lancet ile delinir, ilk gelen 1 -2 damla kan kuru pamuk ile silinir. Sonra gelen kandan bir damla lam üzerine alınır, kronometre basılır. Her yarım dakikada bir lancetin ucu ile fibrin iplikçiklerinin oluşup oluşmadığına bakılır. İlk fibrinin oluştuğu an kronometre durdurulur ve okunur bu süre pıhtılaşma zamanıdır.

11.3. Periferik Yayma (Formül Lökosit )
Hastanın kaydı ve kimlik bilgileri kontrol edilir.
Periferik yayma için en iyisi parmak ucu gibi periferik kan kullanmaktır. Ancak ihtiyaç durumunda EDTA’lı tam kan numunesi veya yeni alınmış pıhtılaşmamış venöz kan da kullanılabilir.
Yayma yapmak için bir lam alınır, hastanın parmak ucu lanset ile delinir ve lamın kısa kenarına yakın bir noktaya bir damla kan damlatılır.
Lam üzerindeki kan damlası ikinci bir lam ile 45 derecelik açı yapacak şekilde önce çok az geri sonrada ileri doğru yavaşça ilerletilir. Kan lam üzerinde ince film halinde yayılmış olur.
Lam oda ısında kurumaya bırakılır. Sonra üzerine Wright boyası dökülür, iki dakika bekletilir.
Sonra üzerine bir miktar distile su dökülerek altı dakika daha bekletilir ve distile su ile yıkanır.
Lamın arka yüzeyinde boya kalıntısı varsa alkollü pamukla temizlenir.
Bu lam; kurutma kağıdı üzerine eğimli bir şekilde, boyalı yüzü dışarı gelecek şekilde bırakılır.
Kuruduktan sonra boyama işleminin istenilen kalitede olup olmadığı mikroskopta kontrol edilir.
Preparat kabına barkod yapıştırılarak istem yapan doktora gönderilir.
Değerlendirmeyi yapan doktordan sonuç alınıp otomasyon sistemine girilir.
Raporun altına değerlendirmeyi yapan doktorun adı yazılır.

11.4. Gaitada Gizli Kan Analizi
Gaitada gizli kan aranacak hastaya test yapılmadan önce, “Ön hazırlık Gerektiren Testlere ait Bilgiler” kısmından 4.3 Gaitada gizli kan başlığındaki bilgiler aktarılır.
Hastanın kaydı ve kimlik bilgileri kontrol edilir.
Numune madde 8.6 da yazıldığı şekilde alınır.
Numune, kit prospektüsüne uygun olarak tampon reaktif ile muamele edilir.
Elde edilen numune karışımı 2 damla test kaset kuyucuğuna damlatılır.
Sonuç 5 dakika sonra değerlendirilir.
- Çift çizgi: Pozitif test sonucudur. Test (T) bölgesi ve kontrol (C) bölgesinde iki çizgi görülür.
- Tek çizgi: Negatif test sonucudur. Sadece kontrol (C) bölgesinde tek çizgi görülür.
- Çizgi yok: Geçersiz test sonucudur. Kontrol (C) bölgesinde çizgi oluşmazsa kit veya uygulamada hata vardır. Test tekrarlanır.

12. TEST TEKRARI

Test tekrarından amaç hiç kuşkuya yer bırakmadan hastaya doğru sonuç vermektir. Analiz öncesinde veya analiz sırasında hata meydana gelmişse hem hastanın bu hatadan etkilenmesi önlenmiş hem de bu hata tespit edilmiş olur.

Şu durumlarda test tekrarı yapılmaktadır.

Cihaz okuma limitinin altında veya üzerinde olduğu için > veya < işareti ile birlikte sonuçlanan tetkikler gerekirse dilüe edilerek tekrar edilir.
Cihazların herhangi bir yazılı veya sesli uyarısı olursa ilgili test tekrar edilir.
Panik değer düzeyinde çıkan sonuçlar tekrar edilir.
Tetkik sonuçları patolojik çıktığında talep eden hekimle görüşülerek klinik uyumsuzluklarda tetkik tekrar edilir.
Takipli hastalarda yeni test sonucu geçmiş test sonuçları ile uyumsuz ise test tekrar edilir. Uyumsuzluğun tekrarı halinde yeni numune talep edilerek tetkik tekrarlanır.
Aynı organ veya dokunun fonksiyonunu gösteren ve uyumlu olması beklenen testleri uyumsuz çıkması halinde tekrar edilir. (Üre-Kreatinin, AST-ALT gibi).
Tetkik sonucu normal olsa dahi istem yapan hekimin talep etmesi halinde tetkik tekrar edilir.
Hastanın talebi halinde test tekrar edilir. Aynı zamanda dış merkezlere gönderilerek doğrulanır.
Tetkikin tekrar edildiği ve çalışma şekli raporda belirtilir.

13. PANİK DEĞER BİLDİRME VE LİSTESİ

Panik değer, tıbbi laboratuvar testinde, hasta için risk oluşturabilecek durumlarda en kısa zamanda hastanın hekiminin bilgilendirilmesini ve ileri tanısal, terapötik ve/veya koruyucu tıbbi müdahalenin yapılmasını gerektiren sonuç değerleridir. Bu nedenle tıbbi laboratuvarlar tarafından kritik değerlerin zamanında ve etkin bir şekilde ilgili hekime bildirimi sağlanmalıdır.

Panik değer listesi ile hasta güvenliğini tehlikeye atacak sonuç elde edildiğinde bu sonucun hekime zamanında ve etkin bir şekilde iletilmesi sürecinin işletilmesi sağlanır.

Panik değerler listesi, laboratuvar içerisinde asılı halde bulunmakta, otomasyon sisteminde tanımlanmış ve test rehberinde de yazılıdır. Panik değer çıkınca otomasyon sisteminde, panik değerin bulunduğu satır otomatik olarak kırmızı boyanarak çalışan teknisyeni uyarmaktadır.

Panik değer ile karşılaşıldığında;

i. Laboratuvar sorumlusu ile görüşülür.

ii. Hastanın klinik tanısına bakılır varsa eski sonucu ile kontrol edilir.

iii. Zaman önemlidir, fazla vakit kaybetmeden işlemlerin yapılması sağlanır.

iv. Kısa sürede sonucu çıkan bir test ise (elektrolit gibi) hemen tekrarlanır, eğer çalışması uzun zaman alan bir test ise hasta açısından vakit kaybetmemek adına sonuç hekime bildirilir. Beklenen sonuç olup olmadığı öğrenilir.

v. Beklenmeyen bir değerse test tekrarlanır. Beklenen sonuç ise test sonucu verilir, panik değer bildirim formu doldurulur.

14. TESTLERİN KALİBRASYONU ve KALİTE GÜVENLİĞİ

Testlerin kalibrasyonları her testin özelliğine ve çalışıldığı cihazın gerekliliklerine göre belirli sürelerde yapılmaktadır. Bu süreler biyokimya testleri kalibrasyon takip formu ve hormon testleri

kalibrasyon takip formunda belirtilen sürelerde yapılmaktadır. Bu formların içeriği herhangi bir değişiklikte güncellenmektedir. Chipli testler kit prospektusuna uygun olarak çalışılmaktadır.

İç Kalite Kontrol ve Dış Kalite Kontrol çalışmaları BL.PR.02 Biyokimya Lab Kalite Kontrol Prosedürü'ne uygun olarak yapılır.

• İç kalite kontrol çalışması

> BL.TL.11 İç Kalite Kontrol Çalışma ve Değ. Talimatı kapsamında, her gün laboratuvarımızda çalışılan testlerle iki seviye kontrol serumu çalışılmakta günlük ve günler arası performans değerlendirmesi yapılmaktadır.

> Sonuçlar kabul edilir aralıkta değil ise, kontroller, kitler, cihaz yıkama ve bakımlar gözden geçirilir. Gerekirse yeniden kalibrasyon ve kontrol çalışması yapılır. Sapmış olan değerler için Düzeltici İyileştirici Faaliyet (DİF) Raporu oluşturulur.

• Dış kalite kontrol çalışmaları

> Laboratuvarımız kalite güvenliği için ülkemizde üretilen bir dış kalite kontrol programına katılmaktadır.

> BL.TL.12 Dış Kalite Kontrol Çalışma Ve Değ. Talimatı kapsamında, Biyokimya için yılda 6 kez iki farklı seviye serumdan, Hematoloji için yılda 6 kez 2 farklı seviye EDTA lı kandan, Hormon için yılda 4 kez 2 farklı seviye serumdan, HbA1C için yılda 6 kez iki seviye EDTAlı kandan, Koagülasyon için yılda 4kez 2 farklı seviye sitratlı plazmadan dış kalite , Viral markerler için yılda 2 kez 2 farklı seviye serumdan çalışılmakta, testlerimizin sonucu diğer katılımcıların test sonuçları ile karşılaştırılmakta ve gerçek değere uygunluğu denetlenmektedir.

> Dış kalite değerlendirme programına üye olunan testler için, ilgili programın gerektirdiği koşullara uygun olarak çalışılmaktadır, uygunsuz sonuçlar elde edildiğinde gerekli iyileştirme çalışmaları yapılmaktadır.

> Dış kalite değerlendirme test numunesi, test edilen rutin hasta numuneleri ile aynı sürece tabi tutulmakta ve aynı yöntemler ile çalışılmaktadır. Dış kalite değerlendirme sonuçları uygun değil ise uygunsuzluğun sebeplerine yönelik kök neden analizi ve gerekli iyileştirme çalışmaları yapılmaktadır. Uygunsuz olan dış kalite kontrol sonuçları için kalibrasyon ve kontrol verilerek hata giderilir. Dış kalite değerlendirme çalışma sonuçları, kim tarafından değerlendirildiği, varsa sorunun kaynağı ve yapılan iyileştirme faaliyetleri kayıt altına alınmaktadır. Uygulamaya göre DİF kayıtları tutulmaktadır.

15. ARIZA DURUMUNDA YAPILACAK İŞLEMLER:

16. RAPORLAMA VE SONUÇ VERME SÜRELERİ

Raporlama işlemleri raporlama ve sonuç verme talimatına uygun olarak yapılır.
Test sonuçları LİS’ de onaylandığı zaman otomatik olarak HBYS’ye geçer. E-nabıza HBYS aktarır.
Poliklinik, acil ve servislerdeki bilgisayarlarda hasta sonuçları görülebilir.
Poliklinik ve acil hastalarının çıktıları sonuç verme bankosu tarafından talep edildiğinde hastaya verilir. Yatan hasta sonuç çıktıları servislerde görevli sağlık personeli tarafından alınır.
Gerekli olduğu durumlarda test sonuçlarına yorumlama ve özel açıklama yapılır.

16.1. Ayakta Tedavi Gören Hastaların Tetkik Sonuçlarının Verilmesi

Aynı gün sonuçları çıkan testlerde sonuç verme süresi şöyle olmaktadır.
Hafta içi her gün rutin testler, saat 10:00'a kadar gelen testler 2,5 saat sonraya, 10:00'dan sonra gelen testler 4 saat sonraya sonuçlanır.
Mesai dışı rutin testler, eğer laboratuvarda bir yoğunluk yok ise numune alındıktan sonra iki saat içinde testler çalışılmış olup sonuçlar raporlanmaktadır.
Laboratuvarda yoğunluk var ise numune alındıktan sonra üç saat içinde testler çalışılmış olup sonuçlar raporlanmaktadır. Numune alan personel hastaya sonucunun ne zaman çıkacağını söylemeden önce laboratuvarda çalışan personel ile görüşüp sonra hastaya sonucun çıkış saatini söylemektedir.
Aynı gün sonucu çıkmayan testler için testlerin özelliğine göre sonuç verme zamanı hastalara bildirilmektedir.

16.2. Preop Hastaların Tetkik Sonuçlarının Verilmesi

Preop hastaların test istemlerinde; hemogram, kan grubu tayini, kanama zamanı, pıhtılaşma zamanı, PTZ, INR, APTT tetkikleri sonuç randevuları, ayakta tedavi gören hastaların tetkik sonuçlarının verilmesi gibi olmaktadır.

HbsAg, Anti HIV, Anti HCV tetkikleri sonuç randevuları; gün içerisinde saat 14:00'a kadar gelen numuneler aynı gün içinde, saat 14:00'dan sonra gelen hastalar için tatil günleri hariç ertesi güne verilir.

16.3. Yatarak Tedavi Gören Hastaların Tetkik Sonuçlarının Verilmesi

Numuneler sabah saat 06:00 kadar laboratuvara ulaştırılırsa testler iki saat içinde çalışılıp saat 08:00 de sonuçlar raporlanmaktadır.

Laboratuvarda yoğunluk varsa numunelerin laboratuvar ulaşmasından sonra üç saat içinde testler çalışıp sonuçlar raporlanmaktadır.

Gün içinde yatan hastalardan alınan numunelerin sonucu, numune laboratuvara teslim edildikten sonra iki saat, laboratuvarda yoğunluk var ise üç saat içinde çalışılıp raporlanmaktadır.

16.4. Hizmet Satın alma İle Yapılan Biyokimya tetkikleri Sonuçları (Dış Laboratuvar )

Laboratuvar test rehberinde belirtilmeyen tetkikler özel hastaneler yönetmeliğine uygun olarak hizmet satın alma yolu ile anlaşmalı dış laboratuvarlarda çalışılmaktadır.

Bu tetkikler için gerekli olan numune ve randevu bilgisi için biyokimya laboratuvarından bilgi alınır

16.5. Acil Hastalarda Tetkik Sonuçlarının Verilmesi

Aşağıdaki listeye uygun olarak en kısa zamanda verilmektedir.



17. NUMUNELERİN SAKLANMASI ve İMHASI

18. ÇALIŞILMIŞ ANALİZ ÖRNEKLERİ, TEST VERİLERİ VE SONUÇLARIN ARŞİVLENMESİNE YÖNELİK KURALLAR

Testlerin kalibrasyon çıktıları bir yıl, iç ve dış kalite kontrol sonuçları beş yıl, hasta sonuçları fiziki raporlar ve kayıtlar ile 30 yıl, elektronik ortamda yedekleme ile süresiz saklanmaktadır.

Sağlık Bakanlığının 04.06.2024 tarihli ve 32566 sayılı Tıbbi Laboratuvarlar Yönetmeliği 13/7 maddesi gereği laboratuvarda onaylanan ve raporlanan testlere ilişkin biyolojik materyaller bozulmayacak şekilde uygun şartlarda en az 24 saat muhafaza edilir.

Çalışılmış biyokimya, hormon, hemogram, koagülasyon, tümör marker, kardiyak, HbA1c ve ilaç düzeyi numuneleri 2-8 ºC'de en az 1 gün ortalama 2-3 gün saklanmaktadır.

İdrar ve gaita numuneleri yeni alınmış numunelerde çalışılıp bekletmeye uygun olmadığı için analiz sonrası saklanmaz, imha edilir.

19. MALZEME, CİHAZ VE EKİPMANIN KONTROLÜ VE GÜVENLİ KULLANIM


 

Telefon

Tel: (0376) 213 30 10 (pbx)
Fax: (0376) 213 34 33
WhatsApp: (0506) 090 30 10

e-posta

info@karatekinhastanesi.com

Adres

Cumhuriyet Mah. Atatürk Bulv. No:5 18100 ÇANKIRI

Web Adresi

https://karatekinhastanesi.com